<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><?xml-stylesheet href="/blog/rss.xsl" type="text/xsl"?><rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"><channel><title>Saridje&apos;s Blog</title><description>Saridje&apos;nin blogu. 2018&apos;den beri her gün bir yazı.</description><link>https://saridje.com</link><language>tr</language><item><title>İşin ortası</title><link>https://saridje.com/post/i%C5%9Fin-ortas%C4%B1</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/i%C5%9Fin-ortas%C4%B1</guid><description>Ben hiçbir projenin, eğer yeni iPhone veya bir seçim vaadi değilse, iki uçta da kalmaması gerektiği kanaatindeyim.</description><pubDate>Sun, 04 Oct 2026 20:41:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Digger (Tom Cruise ve Alejandro Iñárritu’nun yeni filmi) ile ilgili pazarlama kafaları ikiye ayrılmış durumda.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Birinci kısım çok az tüyoyla bugüne kadar getirilmesini ve merak duygusunun ana kanca olarak kullanılmasını övüyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İkinci kısım da enformasyonun değersizleştiği ve her koşulda beklendiği bu çağda bunun ilgisizliğe sebep olacağı iddiasında.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ben hiçbir projenin, eğer yeni iPhone veya bir seçim vaadi değilse, iki uçta da kalmaması gerektiği kanaatindeyim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu film sanki fiyasko olacak gibi.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Ahmak sol</title><link>https://saridje.com/post/ahmak-sol</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/ahmak-sol</guid><description>Bu sadece bindiği dalı kesmek değil; bu, solcuların ne kadar geri zekâlı olduklarının ve bunlara ön veren her toplumun başını beladan kaldıramadığının göstergesidir.</description><pubDate>Sat, 03 Oct 2026 19:57:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Emma Jacobs, FT’nin woke kafalarından, aşırı solcu bir yazar. “Köpekleri kim dışarı bıraktı?” diye bir şikâyet yazısı yazmış. Şakayla karışık, köpeğine çocuk muamelesi yapan ve onlara herkesin davrandığı gibi kucak açılmasını bekleyen sahiplere, “Köpeklerinizi her yere çıkarmayın,” diyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;O kadar trajikomik ki bu…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Batı’da, bizdeki deli saçması hayvan haklarına kıyasla çok daha ölçülü bir yaklaşım var. Bunu ifade edeyim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ancak cinsiyet değiştirdi diye erkeklerin kadın sporlarında yarışmasına alkış tutan bu dümbük kadın şu cümleyi kuruyor:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;“Bazı hayvan sahipleri evcil hayvanlarına neredeyse çocuklarıymış gibi davranıyor ve gittikleri her yerde onların da kucak açılarak karşılanması gerektiğini düşünüyor. Bu da köpeklerden hoşlanmayan, onlardan korkan, alerjisi olan ya da yemek yerken, çalışırken veya film izlerken etrafında hayvan istemeyen insanlar için sorun yaratıyor.”&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu sadece bindiği dalı kesmek değil; bu, solcuların ne kadar geri zekâlı olduklarının ve bunlara ön veren her toplumun başını beladan kaldıramadığının göstergesidir. Şimdi bu köpek sahibi, “Ben köpeğimi çocuğum olarak identify ediyorum,” dese ne diyeceksin be ahmak oğlu ahmak?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sabır, gerçekten sabır.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Dünya lideri</title><link>https://saridje.com/post/d%C3%BCnya-lideri</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/d%C3%BCnya-lideri</guid><description>Türkiye&apos;den daha iyi performans sergilemiş küçüklü büyüklü bu ülkelerin Türkiye&apos;den en büyük farkı ne, biliyor musunuz?</description><pubDate>Fri, 02 Oct 2026 19:35:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Güney Kore 26 yılda kişi başı milli gelirini 17 binden 37 bin dolara çıkardı. Yaşam beklentisini +8 yıl artırdı. Yolsuzluğu 7 puan düşürdü. Özgürlüklerini korudu. Neredeyse her metrikte bizi alt ettiler. Estonya da öyle, Polonya da, Uruguay da aynı şekilde. Güney Kore’yi master örnek yaptım çünkü onların etrafı da bizimkinden az ateş çemberi değil. Çünkü bizim nihai savunmamız ve bahanemiz odur: “Bizi durduruyorlar abi…”&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Evet, bu akşam Belçika Türkiye’yi durdurdu, Türkiye’den daha iyi oynayarak.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Türkiye’den daha iyi performans sergilemiş küçüklü büyüklü bu ülkelerin Türkiye’den en büyük farkı ne, biliyor musunuz?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Dünya lideri olmaya çalışmıyorlar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hayırlı hafta sonları.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Akademiden uzak dur</title><link>https://saridje.com/post/akademiden-uzak-dur</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/akademiden-uzak-dur</guid><description>Ancak gerçek bizim korkularımızın da ötesinde bir yerde.</description><pubDate>Thu, 01 Oct 2026 20:59:22 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;AI ile ilgili yaptığımız her tahmin bizi 1900’lü yılların deli saçması gelecek öngörülerini ortaya atmış kıyamet spekülatörlerine benzetmeye başladı. Ve hatta milenyumun başındaki iklim felaketi düzenbazlarını da andırıyor olabiliriz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Evet, benziyor, andırıyor ve balon gibi hissettiriyor. Bu kadar. Ancak gerçek bizim korkularımızın da ötesinde bir yerde.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yapay zekâ ile birlikte bilgiyi ele alışımız tamamen değişecek. İnsanların akademik yetkinlikten her geçen gün daha da uzaklaşacağı ve akademinin nihayetinde sadece entelektüel bir uğraş olarak kalacağı bir geleceğe ilerliyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu yeni çağda bilgiyi kovalayanlar arasında etkilenmeyecek tek tür belki dedikoducular olacaktır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Varsa üniversite çağına yaklaşmış çocuğunuz, mesleğe yönelin. Akademiden uzak durun.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Öyküsüz veri öksüzdür</title><link>https://saridje.com/post/%C3%B6yk%C3%BCs%C3%BCz-veri-%C3%B6ks%C3%BCzd%C3%BCr</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/%C3%B6yk%C3%BCs%C3%BCz-veri-%C3%B6ks%C3%BCzd%C3%BCr</guid><description>Öyküsüz pazarlama olmaz. Veri yol açar, yol yapacak motivasyonu inşa edemez.</description><pubDate>Wed, 30 Sep 2026 20:58:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Veri birçok şeyi çözer ve okunması çok zor değildir, ancak yorum arzulanan nihai sonucu raydan çıkartabilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu, bir inanç meselesine veya bilimsel bir konuya veri üzerinden bakmak için eşit şekilde geçerlidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Peki yoruma ne yön verir?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hikâye. Öykü.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu araç çok güçlü bir girdidir. İnananı 1+1’in 3 olduğuna ikna edebilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Öyküsüz pazarlama olmaz. Veri yol açar, yol yapacak motivasyonu inşa edemez.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Karşılıklı zaman</title><link>https://saridje.com/post/kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1-zaman</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1-zaman</guid><description>İşe başlamadan önce işin nasıl ele alınacağı üzerine tartışma yaşadığımız bir mavi yaka şöyle bir cümle kurdu:</description><pubDate>Tue, 29 Sep 2026 17:36:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;İşe başlamadan önce işin nasıl ele alınacağı üzerine tartışma yaşadığımız bir mavi yaka şöyle bir cümle kurdu:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;“Abi, benim için fark etmez, ben 2 saat de çalışırım.”&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yeteneğini saat olarak sattığının farkında olan bu arkadaş ekstra süreyi sorun etmeyeceğini ifade ediyor. Ama saatin sadece ona karşı çalışmadığının farkında değil.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hizmet veya servis satarken müşterileriniz sizin zamanınıza ödeme yapar; sizin de, karşılığında hizmet verirken promosyon olarak kullandığınız müşterinin zamanının kıymetini ondan iyi bilmeniz gerekir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu konu pazarlıksızdır.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Odadaki fil</title><link>https://saridje.com/post/odadaki-fil</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/odadaki-fil</guid><description>Uzmanlıkları kıt olmaktan çıktığında insanlar güvenliklerini ve toplumdaki saygın yerlerini nasıl koruyacaktır?</description><pubDate>Mon, 28 Sep 2026 20:41:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Dünden devam ediyoruz…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir örnek verelim. Türker çiftlikte büyümüş, atlara alışkın iki yaşında bir çocuk olsun. Ailesi onu hayvanat bahçesine götürüyor. İlk kez bir fil görüyor ve şimdi önünde üç yol var:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Başını çevirip başka hayvanlara yönelir, yeni bilgiyi görmezden gelir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ya da filin özelliklerini eğip büker, onu “at” şemasına sığdırır: “Anne bak, at!” Türker’in kafasında fil diye bir şema yok. İri gövde, gri renk, kuyruk, uzun yüz; ona göre bu bir at. Annesi düzeltene kadar fil at olarak kalabilir. Bu yeni bilgi Türker’in dengesini bozmuş olur.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ya da “hayvan” şemasını biraz genişletir, fili içine alır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yaş ilerledikçe çocuk bir üst gelişim aşamasına geçer; eski şemaları uyumsuz bilgiyle daha sık çarpışır. Silverman ve Geiringer’in tespiti şu: Bir çocuğun düşünme biçimini değiştirmek istiyorsanız ona bulunduğu aşamanın altındaki değil, üstündeki kavramları gösterin. Ama tam bir basamak üstünü. Çocuk kendi seviyesinin bir basamak üstündeki örnekten etkilenir; daha aşağıdakinden ya da iki üç basamak yukarıdakinden değil.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yapay zekâyı tanımlamada yaşadığımız sorun, onu sadece bir söylenti olarak bilenler için bu çocuk metaforundan farklı değildir. Birincisi, AI şu anda ortalama için 10–15 basamak yukarıdaki bir bilgi. Size birkaç hafta önce yazmıştım: AI şu anda terminalde yaşıyor. Ve yetenekleri gerçek işlere hâlâ dokunmuş değil. Ve evet, ne grafik tasarım ne kodlama ne muhasebe ne de yazdırdığınız o avukat dilekçesi gerçek iş değil. Gerçek iş çöpünüzü toplayan, tesisatınızı tamir eden, yumurtanızı, sütünüzü, ekmeğinizi kapınıza, marketinize getiren, gazınızı ve elektriğinizi taşıyan operasyonel iş gücüdür. Bu insanlar gerçek işler yapar. Ve bu işlerin birçoğunun alt kademesinde taşıyıcı sütun görevi gören mavi yakanın neredeyse %80’i olup biteni anlamaya zaman dahi ayıracak durumda değildir. Burada iki risk var. Konudan kopuyormuşum gibi hissettirebilir ama çok ilintilidir:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;1- Programcılar şu anda kendi mesleklerinin birçok pratik için sona erdiğinin farkında. Artık bir web sitesi yapmak için Wix’e veya bir programcıya para ödemenize gerek yok. Web sitesinin ne kadar kompleks olduğundan bağımsız olarak AI ile şu anda her şeyi inşa edebilirsiniz. Bu durum ister istemez bu sektörde değerin nerede olacağı ve nasıl fiyatlanacağı sorusunu getiriyor. Aynı soru grafik tasarımdan dijital okuma yapılabilecek her mesleğe kadar (hukuk, radyoloji, muhasebe, finans, üretim sistemleri, neredeyse her tema) geçerli. Burada kritik soru şu: “Uzmanlıkları kıt olmaktan çıktığında insanlar güvenliklerini ve toplumdaki saygın yerlerini nasıl koruyacaktır?”&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;2- Hayatını belli bir kapasiteye ulaşmak için disiplin içinde yaşayan bu insanların (mühendis, avukat vs.) yapabildiklerini, hiçbir zaman disiplinle yaşamamış sıradan insanlar bir tıkla gerçekleştirdiklerinde nasıl bir sosyal çatışma ile karşı karşıya kalacağız? Yine denge sağlamak için değeri her geçen gün artacak olan mavi yaka işlerini mavi yakadan alacak robotlar kapımıza dayandığında bu insanları nereye konumlandıracağız? Yani hem akademik hem de zanaat olarak yetkin olmak için harcanan zamanın karşılıksız kalması bugün kavrayabileceğimiz bir barter değil.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İki nokta da bize bakıp duran, daha önce hiç aşina olmadığımız, tanımadığımız bir filden farksız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Görmezden gelsek kısa vadede, bunu ata benzetsek uzun vadede büyük zarara uğrayacağız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kataloğumuzda yer açmak istesek bu mızrak o çuvala sığmayacak.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yetişkinlerin çocuk gibi öfke nöbetlerine kendinizi hazırlayın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İşimiz zor.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Equilibrium</title><link>https://saridje.com/post/equilibrium</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/equilibrium</guid><description>İnsan olarak karşılaştığımız her şeyi anlamlandırmaya ihtiyaç duyarız; dünyayı anlamak, onun içinde var olabilmek için şarttır.</description><pubDate>Sun, 27 Sep 2026 18:43:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Gün içinde şu anda 2,5 yaşındaki oğlumla zaman geçirirken yaşadığımız dengesizlikler üzerine uzun zamandır düşünüyorum. Geçen gün Piaget’nin “dengeleme” kavramı ile tanıştım. İngilizce kökeni equilibrium’dan gelen bu psikolojik yaklaşıma kavramsal olarak uzak değilim. Yine yapay zekânın değer eğrisinde yarattığı dengesizliği hatırı sayılır bir müddettir düşünen biri olarak olası senaryolar üzerinde çalışıyorum. Önce şu dengeleme kavramını bir temize çekelim:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İnsan olarak karşılaştığımız her şeyi anlamlandırmaya ihtiyaç duyarız; dünyayı anlamak, onun içinde var olabilmek için şarttır. Piaget’nin “dengeleme” (equilibration) kavramı tam burada devreye girer.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir çocuk, kafasındaki mevcut şemalara uymayan bir bilgiyle karşılaştığında dengesi bozulur. Bu rahatsız edici bir durumdur; çocuk onu düzeltmek ister. Bunu üç yoldan biriyle yapar: yeni bilgiyi görmezden gelir, onu zaten sahip olduğu bir şemaya sığdırır (özümseme) ya da şemasını yeni bilgiye göre değiştirir (uyum sağlama).&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Üçü de çocuğu yeniden dengeye getirir. Ama gelen bilgiye bağlı olarak bu denge çoğu zaman kalıcı olmaz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bundan sonrası biraz komplekstir ve bu yazının konusu değildir. AI karşısında yetişkinler olarak birer çocuğuz ve çoğumuz bu yeni bilgiyi şu anda görmezden geliyoruz. Bu dengesizlik ciddi bir maliyetle gelecektir. Yarın olası gerçek sonuçları üzerine konuşacağız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Hayırlı haftalar.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Her şey kültürdür</title><link>https://saridje.com/post/her-%C5%9Fey-k%C3%BClt%C3%BCrd%C3%BCr</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/her-%C5%9Fey-k%C3%BClt%C3%BCrd%C3%BCr</guid><description>Yıllar önce &quot;Lüks Bir Kültürdür&quot;ü yazdım. Şu sıralar tam gaz yokuş aşağı almış Nike&apos;ın işe bakış açısını eleştirirken Rolex&apos;e iltifat ediyordum.</description><pubDate>Sat, 26 Sep 2026 20:43:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Yıllar önce “Lüks Bir Kültürdür”ü yazdım. Şu sıralar tam gaz yokuş aşağı almış Nike’ın işe bakış açısını eleştirirken Rolex’e iltifat ediyordum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;6 yıl önce, 6 yıl “yıllar önce” sınıfına girmezdi. Covid’den sonra sıkıştırılmış dosya gibi yaşadık. Çok şey gördük ve ciddi anlamda sosyal olarak değiştik. Bana göre bu 6 yılda yaşadığımız değişimin tohumları 2008’lerde atıldı. Aynı müreffeh 90’lar Amerikası’nın tohumlarının Reagan döneminde atılması gibi düşünün. Köklü bir dijital değişim, globalizasyonun iliklerimize işlemesi ve Gen Z’nin içtimai hayata atılımı bu 10 yılda oldu. Bu nedenle evet, “Lüks Bir Kültürdür” göreli olan bu uzay zamanda yıllar önce kaleme alındı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu yıllar bana kültürün önemini daha da iyi öğretti.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Kültür inançtan çok daha güçlü bir değişken ve kesinlikle daha belirleyici.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Cem Yılmaz’ın “fakir Milano’ya gider, ayakkabı tabanlığı bakar” metaforu yine kültürle ilgilidir ve nokta atışıdır. Maalesef fakir bir kültürde büyüdüyseniz asla zengin olamazsınız. Eğer kültürünüz size insan olmayı öğretmediyse hiçbir eğitim ve din öğretisi sizi insan yapamaz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şu anda dünya bir kültürler savaşı yaşıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Umarım ki doğru taraf galip çıksın.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Espresso Arap</title><link>https://saridje.com/post/espresso-arap</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/espresso-arap</guid><description>Espressolab BAE merkezli MAIR Group&apos;a satılmış. Espressolab nihai yıkım utancından Araplara devrolarak kurtuldu. Beni yanılttılar.</description><pubDate>Fri, 25 Sep 2026 19:16:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Espresso Lab BAE merkezli Mair Group’a satılmış.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Espresso Lab nihai yıkım utancından Araplar’a devrolarak kurtuldu. Beni yanılttılar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Satıldıkları şirket büyük. Toplam varlıkları 1.5 milyar dolar üzezerinde. Espresso Lab’ın %70’ne talipmişler.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;MAIR’in, Espressolab’in %70’i için ne ödediği şu an için belli değil. Kahve zincirleri genelde FAVÖK’ün 10–15 katına satıldığı için bedel kabaca 175–270 milyon dolar olabilir; bu açıklanmış bir rakam değil, benim tahminim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu tutar MAIR’in yaklaşık 386 milyon dirhemlik (~105 milyon dolar) net nakdinin epey üzerinde. Bu yüzden şirket muhtemelen borçlanmak zorunda kalır ve borçsuz yapısını kaybeder. Ayrıca Espressolab şubelerinin yaklaşık dörtte üçü Türkiye’de olduğundan kazancının büyük kısmı TL cinsinden. Yüksek enflasyon ve değer kaybeden TL, bu kazançları dirheme çevrildiğinde küçültebilir, iş Türkiye’de büyümeye devam etse bile.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yani Espresso Lab tahminim değişmedi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Batacağı lokasyon değişti.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tebrikler Esat, güzel para.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Koşulsuz ithalat</title><link>https://saridje.com/post/ko%C5%9Fulsuz-ithalat</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/ko%C5%9Fulsuz-ithalat</guid><description>Instagram&apos;ı ve TikTok&apos;u yan etkileriyle beraber satın alıyoruz. Gıda Kodeksi&apos;ne gösterdiğimiz özeni bu dijital ürünlere de göstermemiz lazım.</description><pubDate>Thu, 24 Sep 2026 18:35:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Dün bir okuyucu arkadaşım okul saldırılarını kastederek şunu söylemiş veya sormuş –o kısmını anlamadım–: “Biz bunu nasıl ithal ettik?”&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kısa cevap: globalizasyon.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Instagram’ı ve TikTok’u yan etkileriyle beraber satın alıyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Geçen ay bağımsız bir araştırma kuruluşunun şöyle bir tespitine denk geldim: Çin TikTok’unun algoritması, Amerika ve Türkiye versiyonlarının aksine, genç yaştaki kullanıcıların önerilerini katı biçimde temiz tutuyor. Yani önünüze bir kavga videosu çıktı ve izlediniz. Algoritma dakikalar boyunca sizi benzer boş içeriklere boğmuyor. Aksine özellikle matematik ve diğer bilimsel konuları ilgi çekici konseptlerle –bakın, deyim %100 yerinde- dayatıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İthalat yasalarında Türk Gıda Kodeksi’ne gösterdiğimiz özeni bu dijital ürünlere de göstermemiz lazım. Bu konuda inanın ki “domuz eti ye, daha iyi” noktasındayız.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Bakan ama görmeyen</title><link>https://saridje.com/post/bakan-ama-g%C3%B6rmeyen</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/bakan-ama-g%C3%B6rmeyen</guid><description>İşte bu bakan ama görmeyen zihniyet yüzünden benzer olaylar maalesef yeniden yaşanacak. Kendi güvenliğinizi kendiniz sağlayın.</description><pubDate>Wed, 23 Sep 2026 10:16:18 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Bakan Çiftçi: “Okul güvenliği konusunda son derece hassas olacaksınız. Tehlike okul kapısına gelmeden tedbir alacaksınız.”&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Burada bu bakan kendi kendiyle aynada konuşmuyor. Başkalarına konuşuyor. Müdürlere, güvenliklere laf atıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Akıl alır gibi değil.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İşte bu bakan ama görmeyen zihniyet yüzünden benzer olaylar maalesef yeniden yaşanacak. Bunu yazmak bana kolay değil. Ama bu olacak. Kendi güvenliğinizi kendiniz sağlayın. Bu sisteme güvenmeyin.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Çift yönlü</title><link>https://saridje.com/post/%C3%A7ift-y%C3%B6nl%C3%BC</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/%C3%A7ift-y%C3%B6nl%C3%BC</guid><description>Eğer iyi taraftaysan ve dibe doğru kıyasıya bir yarış olmadığını düşünüyorsan, yanılıyorsun. Yarış her zaman, her koşulda çift yönlüdür.</description><pubDate>Tue, 22 Sep 2026 15:30:59 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Beş yıl önce şunu yazmıştım, hatırlamamız lazım:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Irak’ta pazar yerinde gerçekleştirilen intihar saldırısı şu şekilde planlanır: Birinci bombacı hasta taklidi yapar, insanları etrafına toplar ve fitili ateşler. İkinci bombacı panik halinde yaralılara yardım edenlerin bir araya gelmelerini bekler ve kendini havaya uçurur.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eğer iyi taraftaysan ve dibe doğru kıyasıya bir yarış olmadığını düşünüyorsan, yanılıyorsun.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yarış her zaman, her koşulda çift yönlüdür.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bugün bunu hatırla.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Limitsiz zekâ</title><link>https://saridje.com/post/limitsiz-zek%C3%A2</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/limitsiz-zek%C3%A2</guid><description>Yanıldığımı veya en azından abarttığımı kanıtlamak için çok uğraşıyorum. Ancak olmuyor. AI her şeyi altüst edecek.</description><pubDate>Mon, 21 Sep 2026 17:42:35 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Yanıldığımı veya en azından abarttığımı kanıtlamak için çok uğraşıyorum. Ancak olmuyor. AI her şeyi altüst edecek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir tane film vardı Limitless diye. Konsept olarak AI’ın şu anda insanlara sağladığı tam olarak bu. Hem de bireysel düzeyde NZT gibi hiçbir yan etkisi yok.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Trump isim önerileri yapmış. Yapay zekânın insanları korkuttuğunu düşünüyorlar. Süper Intelligence vs. öneriler var. Bence Limitless Intelligence şu anda en uygunu.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Acelenin dozu kaçtı</title><link>https://saridje.com/post/acelenin-dozu-ka%C3%A7t%C4%B1</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/acelenin-dozu-ka%C3%A7t%C4%B1</guid><description>Noel ve Yeni Yıl alışverişi aylar öncesinden başlıyor. Peki, neden daha içinde bulunduğumuz sezon bitmeden bir sonrakine yetişmeye çalışıyoruz?</description><pubDate>Sun, 20 Sep 2026 20:04:39 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Yeni Yıl ve Noel alışverişine kasımdan önce başlayan tüketicilerin oranının yıllara göre değişimi:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;2017 - %19*&lt;br&gt;
2018 - %27*&lt;br&gt;
2019 - %39&lt;br&gt;
2022 - %46&lt;br&gt;
2024 - %45&lt;br&gt;
2025 - %42&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;2017 ve 2018 oranlarını ben uydurdum. Diğer oranlar NRF’nin ABD araştırmalarından.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu veriler şunu gösteriyor… Noel ve Yeni Yıl alışverişi aylar öncesinden başlıyor. Peki, neden daha içinde bulunduğumuz sezon bitmeden bir sonrakine yetişmeye çalışıyoruz? Neler oluyor?&lt;/p&gt;
&lt;ul&gt;
&lt;li&gt;
&lt;p&gt;Şirketler daha çok satmak için acelenin dozunu kaçırdılar.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;
&lt;p&gt;Bugünün stresinden kaçıp geleceğe sığınıyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;
&lt;p&gt;Sosyal medya bizi sürekli yeni bir şey istemeye itiyor.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;
&lt;p&gt;Beklersek pahalanır ya da tükenir diye korkuyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;li&gt;
&lt;p&gt;Başkaları başlayınca geç kaldığımızı sanıyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;/li&gt;
&lt;/ul&gt;
&lt;p&gt;Ve şimdi AI ile birlikte otomasyon geliyor. Sadece sezonlar değil, her şey birbirinin içine girecek. Bu bir kehanet değil, tam bir tüketim distopyasının içinde yaşıyoruz.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Boktan işler</title><link>https://saridje.com/post/boktan-i%C5%9Fler</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/boktan-i%C5%9Fler</guid><description>Boktan işlerin kokusu gelir, arkadaşım. Üstünü ört, ifadeni değiştir, “Ben hiç farkında değildim” de, “Aa, öyle mi olmuş?” diye şaşır… Yemezler.</description><pubDate>Sat, 19 Sep 2026 18:57:58 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Boktan işlerin kokusu gelir, arkadaşım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Üstünü ört, ifadeni değiştir, “Ben hiç farkında değildim” de, “Aa, öyle mi olmuş?” diye şaşır…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yemezler. Türkiye şu anda iki modda yaşıyor:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Boktan işler ve üst seviye gerginlik.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Boktan işlerin sebebi belli, yıllardır yazıyorum: Dünyada Müslümanlardan başka üç asırdır aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar elde etmeye çalışan bir medeniyet yok.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Olağanüstü gerginlik ise “Galiba bizde bir terslik var” diye hafiften sezmeye başlamamızdan kaynaklanıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kokuyor. Geriyor. Patlayacak.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Az kaldı.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Pis Çin</title><link>https://saridje.com/post/pis-%C3%A7in</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/pis-%C3%A7in</guid><description>Çin temiz görünmeye çalışarak kirli oynuyor ve oynamaya devam edecek. Komünist rejimlerin âdetidir; dinler, çok dinler. Meşhur Washington-Moskova casusluk hikâyeleri arasında en sevdiğim, Rusların büyükelçiye hediye olarak verdikleri ahşap armanın içine dinleme cihazı yerleştirip odasını aylarca dinlemiş olmalarıdır. Düşünsene, adam sana hediye veriyor ama trojan.</description><pubDate>Fri, 18 Sep 2026 18:30:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Çin temiz görünmeye çalışarak kirli oynuyor ve oynamaya devam edecek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Komünist rejimlerin âdetidir; dinler, çok dinler.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Meşhur Washington-Moskova casusluk hikâyeleri arasında en sevdiğim, Rusların büyükelçiye hediye olarak verdikleri ahşap armanın içine dinleme cihazı yerleştirip odasını aylarca dinlemiş olmalarıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Düşünsene, adam sana hediye veriyor ama trojan.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Uzun yıllardır yazdığım, ufaktan dokunduğum bir konu: Çin’in etik, ahlak ve töre olarak dünyaya katacağı hiçbir şey yoktur.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Zarar verir, fayda vermez.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yakından takip etmemiz gereken bir çekişme bu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çünkü ucu hepimize dokunacak.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Problemli problem</title><link>https://saridje.com/post/problemli-problem</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/problemli-problem</guid><description>Problemler çözülür. Bu gerçektir. Yani mutlaka maliyet vardır ve her zaman, her koşulda maliyet olacaktır ama problemler çözülür. Maliyet bazen ucuz bir yara bandı kadar zararsız, bazen insan kaybı kadar yıkıcı olabilir ama problemler çözülür. Kidlin Kanunu&apos;nun önerdiği şekliyle: Bir problemi açık ve net bir şekilde kâğıda dökebilirseniz, o mesele yarı yarıya çözülmüş demektir.</description><pubDate>Thu, 17 Sep 2026 18:30:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Problemler çözülür. Bu gerçektir. Yani mutlaka maliyet vardır ve her zaman, her koşulda maliyet olacaktır ama problemler çözülür.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Maliyet bazen ucuz bir yara bandı kadar zararsız, bazen insan kaybı kadar yıkıcı olabilir ama problemler çözülür.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Kidlin Kanunu’nun önerdiği şekliyle: Bir problemi açık ve net bir şekilde kâğıda dökebilirseniz, o mesele yarı yarıya çözülmüş demektir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Problem bunu yapamadığımızda ortaya çıkar.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şu anda yapay zekânın nasıl bir problem oluşturabileceğini Kidlin sadeliğinde kâğıda dökebilen yok.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İşte bu, maliyeti yüksek bir problem olabilir.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Normal kasap</title><link>https://saridje.com/post/normal-kasap</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/normal-kasap</guid><description>Bulunabilirlik, yani görünürlük, daha da zor hâle gelecek. Aslında şu aşamada burada bir paradoksla karşı karşıyayız. Görünür olmak için araçlar çoğalmış ve çeşitlenmişken görünür olmanın zorlaşmasının arkasında, yapay zekânın sarsması beklenen ekonomik modele ilişkin tedirginlik yatıyor. Yani? Yani herkesin her şeyi yapabildiği bir ortamda “değer” nerede olacak? Bu kalabalığın içinde nasıl görünür olabilirsin?</description><pubDate>Wed, 16 Sep 2026 18:30:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Bulunabilirlik, yani görünürlük, daha da zor hâle gelecek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Aslında şu aşamada burada bir paradoksla karşı karşıyayız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Görünür olmak için araçlar çoğalmış ve çeşitlenmişken görünür olmanın zorlaşmasının arkasında, yapay zekânın sarsması beklenen ekonomik modele ilişkin tedirginlik yatıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yani?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yani herkesin her şeyi yapabildiği bir ortamda “değer” nerede olacak?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu kalabalığın içinde nasıl görünür olabilirsin?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Benim için şu aşamada cevap çok açık: Kalabalığa karışmayarak. Mahallenin kasabı olarak. Nusret olmaya çalışmayarak.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Valla sen delisin</title><link>https://saridje.com/post/valla-sen-delisin</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/valla-sen-delisin</guid><description>Anthropic’in bir çalışanı çıkıp “AI hepimizi öldürecek” dedi. Whistleblower dedikleri bu karakter tam anlamıyla Amerikan iç siyasetinin bir ürünü. Monica Lewinsky gibi birini düşün. Demokratlar kafayı yemiş durumdalar. Ellerinden gelse iç savaş başlatacaklar; o seviyedeler. Yine tüm bu tartışmayı genel insani didişmelerimiz üzerinden okuyacağım. Geldiğimiz noktada şunu görüyoruz:</description><pubDate>Tue, 15 Sep 2026 18:30:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Anthropic’in bir çalışanı çıkıp “AI hepimizi öldürecek” dedi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Whistleblower dedikleri bu karakter tam anlamıyla Amerikan iç siyasetinin bir ürünü. Monica Lewinsky gibi birini düşün. Demokratlar kafayı yemiş durumdalar. Ellerinden gelse iç savaş başlatacaklar; o seviyedeler.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yine tüm bu tartışmayı genel insani didişmelerimiz üzerinden okuyacağım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Geldiğimiz noktada şunu görüyoruz:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çok tanımlı bir dünyada yaşıyoruz. Bu tanımlamaların içinde neyin rasyonel, neyin akıl dışı olduğunu anlamak bazen çok zorlaşıyor. Bazen empati bu okumaları yapmamızı engelliyor. Empati bir tuzağa dönüşmüş durumda. Yasanın üç evladını öldüren bir anne için siyah ve beyaz kadar net olması gerekirken biz empati dezenformasyonunda boğuluyoruz. Bu örneğin benim için bir dönüm noktası olduğunu söyleyebilirim. Artık aklı başında gibi görünen deli insanların aramızda bolca dolandığını kabul etmemiz lazım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Deliliğin adını koymamız ve deli olana deli dememiz lazım.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Lincoln&apos;den mesaj</title><link>https://saridje.com/post/lincolnden-mesaj</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/lincolnden-mesaj</guid><description>Abraham Lincoln&apos;le aynı gün doğduk. Aramızda 100 küsur yıl ve bir okyanus var, ama takvimin bu küçük cilvesi onu bana hep biraz daha yakın hissettirdi. Lincoln 1838&apos;de, henüz 28 yaşında ve kimsenin tanımadığı bir taşra avukatıyken, Springfield&apos;daki bir gençlik kulübünün önüne çıkıp Amerika&apos;yı neyin yıkabileceğini anlatır. Cevabı yabancı bir ordu değildir.</description><pubDate>Mon, 14 Sep 2026 18:30:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Abraham Lincoln’le aynı gün doğduk. Aramızda 100 küsur yıl ve bir okyanus var, ama takvimin bu küçük cilvesi onu bana hep biraz daha yakın hissettirdi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Lincoln 1838’de, henüz 28 yaşında ve kimsenin tanımadığı bir taşra avukatıyken, Springfield’daki bir gençlik kulübünün önüne çıkıp Amerika’yı neyin yıkabileceğini anlatır. Cevabı yabancı bir ordu değildir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;“Eğer yıkım bizim kaderimizse, onun yazarı da tamamlayıcısı da biz olacağız.” der.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Lincoln’e göre bir ülkeyi asıl çökerten şey dışarıdan gelen bir düşman değil, içeride kaybedilen sabır ve adalet duygusudur. Reçetesi de basittir: Yasalara saygı, bir ulusun “siyasi dini” olmalıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu konuşmayı bugün okumak tuhaf bir his veriyor, çünkü genç bir adam, 23 yıl sonra kendi başkanlığının karşılaşacağı sınavı satır satır tarif ediyor. Söylenmesi gerekeni, kimse dinlemezken bile söylemek; Lincoln’ü Lincoln yapan en önemli özelliğidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çıkartılacak çok ders var.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Büyük çöküş</title><link>https://saridje.com/post/b%C3%BCy%C3%BCk-%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9F</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/b%C3%BCy%C3%BCk-%C3%A7%C3%B6k%C3%BC%C5%9F</guid><description>Şu anda Türkiye&apos;de normal demokratik yollarla bir hükümet değişimi imkânsız. Artık kâğıt üstünde demokrasi var; gerçekte ise de facto bir diktatörlükle yönetiliyoruz. Bu siyasi seviye, 2010&apos;ların başında büyük bir toplumsal hareketlenme ve Gezi&apos;yi mumla aratacak bir isyan başlatırdı. Şimdi neden olmuyor? İki sebebi var:</description><pubDate>Sun, 13 Sep 2026 18:30:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Şu anda Türkiye’de normal demokratik yollarla bir hükümet değişimi imkânsız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Artık kâğıt üstünde demokrasi var; gerçekte ise de facto bir diktatörlükle yönetiliyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu siyasi seviye, 2010’ların başında büyük bir toplumsal hareketlenme ve Gezi’yi mumla aratacak bir isyan başlatırdı. Şimdi neden olmuyor?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İki sebebi var:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Birincisi, 2010’lu yıllar, Y kuşağının (1981–1996) en enerjik ve en hararetli zamanlarını yaşadığı ve X kuşağının (1965–1980) rehberlik ettiği aktivist bir ara dönemdi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İkincisi, bu nesiller darbeleri görmüş, analogdan dijitale geçişi birebir yaşamış ve her şeyden öte, globalizasyonla gelen değişimi aynelyakîn hissetmişti. Maalesef Z’ler bu geçişleri tecrübe etmedi. AKP hükümeti dışında bir gerçeklikleri yok. Türkiye’de doğdular ancak arzu ve hevesleri bu topraklarda yeşermedi. Çoktan göçtüler.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;E, hâliyle evlenmiş barklanmış Y’ler ve artık emekliliğe yüzünü dönmüş X’ler için, affedersiniz ama, çok da fifi yani…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu ülkenin geleceğiyle ilgili ne kadar karamsar olduğumu yıllardır biliyorsunuz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yazıyorum, okuyorsunuz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Şu aşamada yanıldığımı itiraf etmek istiyorum:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Benim tahmin ettiğimin de ötesinde bir çöküş yaşayacak Türkiye.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Buna kendinizi hazırlayın.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Çalıntı merhamet</title><link>https://saridje.com/post/%C3%A7al%C4%B1nt%C4%B1-merhamet</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/%C3%A7al%C4%B1nt%C4%B1-merhamet</guid><description>Dün yazdığım tema üzerinden gereksiz küfürler yedim. Böyle zamanlarda şu işi neden devam ettirdiğimi sorguluyorum açıkçası. “Bana ne ulan...” diyesim geliyor, diyemiyorum... Sebebi merhamet değil. Merhamet, intihara sürükleyen empatinin ana yakıtıdır.</description><pubDate>Sat, 12 Sep 2026 18:30:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Dün yazdığım tema üzerinden gereksiz küfürler yedim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Böyle zamanlarda şu işi neden devam ettirdiğimi sorguluyorum açıkçası.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;“Bana ne ulan…” diyesim geliyor, diyemiyorum…&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Sebebi merhamet değil.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Merhamet, intihara sürükleyen empatinin ana yakıtıdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ve size ihtilaflı bir iddiada bulunayım: Merhametle kötülük işleyen insanlar, merhametsiz insanlardan daha merhametsizdir. Merhamet tam bir şark kurnazının aracıdır. FETÖ ve neredeyse her aşırıcı dinî akım, merhameti kullanarak yönetir. Sizin kendi hükümetiniz, merhamet duygunuza oynayarak ülkeye milyonlarca mülteciyi sokup çocuklarınızın geleceğine merhamet göstermedi. Batı’da yaşanan kırılmaların arkasında yine bu çıldırmış solcuların merhamet duygusuna sığınarak önerdiği akıl dışı işler yatıyor. Aynı şekilde, çocuklarını öldüren bu Amerikalı kadın için talep edilen merhamet, gerçek masumlardan çalınmış bir merhamettir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Geçin bu ayakları kardeşim.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Siz, biz normal insanlarız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Peygamberi oynamaktan vazgeçin.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ülkenin de dünyanın da içine ettiniz!&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Benim de kaç gündür sinirlerimi bozdunuz.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>İntihara sürükleyen empati</title><link>https://saridje.com/post/intihara-s%C3%BCr%C3%BCkleyen-empati</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/intihara-s%C3%BCr%C3%BCkleyen-empati</guid><description>İnternet ve arkasından gelen teknolojik devrim bize birçok şey öğretti. Globalizasyonla birlikte birçok üçüncü dünya ülkesinde, kültürel olarak evrimleşmese de, maymun gözünü açtı. Artık Türkiye&apos;de bile 90&apos;ların kadını ile bugünün kadını aynı değil. Çok pozitif gelişmeler var. Ancak size şöyle bir retrospektif sunayım:</description><pubDate>Fri, 11 Sep 2026 18:30:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;İnternet ve arkasından gelen teknolojik devrim bize birçok şey öğretti.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Globalizasyonla birlikte birçok üçüncü dünya ülkesinde, kültürel olarak evrimleşmese de, maymun gözünü açtı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Artık Türkiye’de bile 90’ların kadını ile bugünün kadını aynı değil. Çok pozitif gelişmeler var.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ancak size şöyle bir retrospektif sunayım:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Özellikle 90’lı yıllarda Balkanlar’da çocukluğunuzu geçirmişseniz şunu hatırlarsınız: Neredeyse her dükkânda ya bir Playboy görseli ya da ünlü bir aktrisin müstehcen portresi asılıydı. Pazarlama sektörü, kadının cinselliğini arabadan hamburgere kadar her türlü ürünün tanıtımında kullandı. Bu o kadar yaygındı ki feministlerin kadının metalaştırılmasına ilişkin retoriğini geliştirmesine bile katkı sağladı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Tüm bu söylemin ve feminizm zırvasının -özellikle de bugün aşırı solun desteğiyle aldığı delilik hâlinin- ise tam bir palavra olduğunu Instagram ve OnlyFans gibi mecralar ortaya koydu. Gördük ki erkeklerin pazar baskısı olmadan bile kadınlar en mahrem anlarını kayda alıp paylaşmaktan ve satmaktan çekinmiyor, hatta bunu arzuluyorlar. Aynı feminizm, Gal Saad’ın “İntihara Sürükleyen Empati” temasında olduğu gibi, Türkiye’nin başına çok sıkıntılı bir boşanma hukukunu ve sokaklarda genel sağlığı tehdit eden, hatta hayati tehlike yaratan dokunulmaz sokak hayvanları konseptini kakaladı.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu yazının amacı ne stereotip yaratmak ne de herhangi bir basmakalıp düşünceyi savunup sahiplenmektir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İntihara sürükleyen empati, kadınların ve özellikle kafayı sıyırmış solcuların ciddi bir problemi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Artık susmayıp beyaza beyaz, siyaha siyah demenin ve griden pek fazla haz etmediğimizi dile getirmenin zamanı geldi.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çünkü bu manyak solcuların dayattıklarıyla ne mahalle ne aile ne de ülke hayatta kalabilecek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çocuklarımızı bombok bir gelecek bekliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu bir kehanet değil, çok berrak bir gerçek.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Kedi Samsung</title><link>https://saridje.com/post/kedi-samsung</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/kedi-samsung</guid><description>Her ne kadar bunların hepsinin boş işler olduğunu düşünsem de -futbol da öyle ama yıllık 700 milyar doların üzerinde bir ekosistem- arkasındaki ticari gerçeği görmezden gelmiyorum. “Neyin?” diyorsun, haklısın. Bu akşam kulağı tersten tutmaya karar verdim. Mesele şu:</description><pubDate>Thu, 10 Sep 2026 18:30:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Her ne kadar bunların hepsinin boş işler olduğunu düşünsem de -futbol da öyle ama yıllık 700 milyar doların üzerinde bir ekosistem- arkasındaki ticari gerçeği görmezden gelmiyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;“Neyin?” diyorsun, haklısın. Bu akşam kulağı tersten tutmaya karar verdim. Mesele şu:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Samsung’un Apple’ın yeni iPhone Duo’suna kontraları absürt ve mantıksız. İki markanın konumlaması çok farklı ve Samsung bunun farkında. Samsung mikrodalga üretmekten çekinmeyen bir şirket. Nasıl göründüğüne de fazla kafayı taktığını zannetmiyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Apple ise Samsung’un tam bir kriptoniti. Detay manyağı. Kılı kırk yaran bir deli. Apple’a “aaa bizi taklit ettin” falan demek, teşbihte hata olmaz, Yıldız Tilbe’nin saçını kızıla boyatan Sophie Turner’a “bana benzemeye çalışıyorsun” demesi gibi bir şey.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;“Apple güzel, estetik ve detay manyağı olarak şu anda değer üretiyor mu?” sorusunu ise anlarım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ve bence kesinlikle hayır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Eğer Apple senin için Rolex saat gibi bir statü simgesi değilse şu anda hâlâ iPhone 12 kullanıyor olman gerekirdi (Bunu atmıyorum, data bunu söylüyor).&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Boş işler.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yıldız Tilbe’ye sataştım, yazı dağıldı: Yok abicim, Samsung yanlış yerde kaşık sallıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Olmaz.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Önbelleği sıfırla</title><link>https://saridje.com/post/%C3%B6nbelle%C4%9Fi-s%C4%B1f%C4%B1rla</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/%C3%B6nbelle%C4%9Fi-s%C4%B1f%C4%B1rla</guid><description>Kandırılabiliriz. Buna çok fazla kafa takmayın. Her şeyden önce, biz kendi kendimizi bile kandırmaya çok yatkın ve alışkınız. Başkalarının aynı gedikten yol bulmasına hayret etmemek lazım. Pazarlamacılar, kapitalistler, politikacılar ve din adamları bizi devamlı kandırır. Burada asıl mesele, ne kadar süre kandırılmış olarak kaldığımızdır. 30 Sayfa&apos;yı biraz da bu yüzden yazmıştım.</description><pubDate>Wed, 09 Sep 2026 18:30:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Kandırılabiliriz. Buna çok fazla kafa takmayın.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Her şeyden önce, biz kendi kendimizi bile kandırmaya çok yatkın ve alışkınız.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Başkalarının aynı gedikten yol bulmasına hayret etmemek lazım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Pazarlamacılar, kapitalistler, politikacılar ve din adamları bizi devamlı kandırır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Burada asıl mesele, ne kadar süre kandırılmış olarak kaldığımızdır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;30 Sayfa’yı biraz da bu yüzden yazmıştım.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu bir paranoya çağrısı değil ama arada sırada önbelleği sıfırlamak gerekir.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Murphy evrenseldir</title><link>https://saridje.com/post/murphy-evrenseldir</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/murphy-evrenseldir</guid><description>Murphy önemli bir konsept ortaya atmıştır. Bu Amerikalı mühendisin ilk bakışta kehanet gibi okunan “Eğer bir şeylerin yanlış gitme ihtimali varsa, yanlış gidecektir” söylemi, bilimsel birçok noktaya dokunur. Bilişsel yanılgılardan “kullanılabilirlik sezgisi” ve “doğrulama eğilimi”, bunun en önemli kanıtları arasındadır.</description><pubDate>Tue, 08 Sep 2026 18:30:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Murphy önemli bir konsept ortaya atmıştır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu Amerikalı mühendisin ilk bakışta kehanet gibi okunan “Eğer bir şeylerin yanlış gitme ihtimali varsa, yanlış gidecektir” söylemi, bilimsel birçok noktaya dokunur.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bilişsel yanılgılardan “kullanılabilirlik sezgisi” ve “doğrulama eğilimi”, bunun en önemli kanıtları arasındadır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bir bilgisayar kusursuz çalıştığında beynimiz bunu bir anı olarak kaydetmez çünkü bu sıkıcıdır. Ancak önemli bir anda bilgisayar beş dakikalığına çöktüğünde yoğun bir stres ve adrenalin patlaması yaşarız; bu da o olayı hafızamıza derinlemesine kazır. Bu, kullanılabilirlik sezgisidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Evden şemsiyesiz çıktığımız ve havanın güneşli kaldığı zamanları unuturuz. Ancak yağmurun bardaktan boşanırcasına yağdığı o tek anı kusursuz bir şekilde hatırlarız.Bu da “şanssızlığı” kalıcı bir kuralmış gibi hissettiren doğrulama eğilimidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Murphy evrenseldir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu kural, bir karamsarlık felsefesi değil, bir mühendislik ve planlama ilkesidir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İnsanlara her zaman en kötü senaryoya karşı hazırlıklı olmayı ve süreçteki tüm zayıf noktaları önceden öngörmeyi öğütler.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Büyük değişim</title><link>https://saridje.com/post/b%C3%BCy%C3%BCk-de%C4%9Fi%C5%9Fim-2026</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/b%C3%BCy%C3%BCk-de%C4%9Fi%C5%9Fim-2026</guid><description>Yapay zeka şu anda terminalde yaşıyor. Bunu neden söylüyorum? Çünkü AI&apos;ın tam olarak neler yapabileceğini en iyi programcılar ve mühendisler anlıyor. Ben 1 yılı aşkın süredir neredeyse her hafta 2-3 kere bloga yazıyorum. Neler olup bittiğini perde arkasından gören herkes aynı şekilde gergin. Ama insanların hâlâ %95&apos;i ne olup bittiğinin farkında değil.</description><pubDate>Mon, 07 Sep 2026 18:30:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;Yapay zeka şu anda terminalde yaşıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bunu neden söylüyorum?&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çünkü AI’ın tam olarak neler yapabileceğini en iyi programcılar ve mühendisler anlıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ben 1 yılı aşkın süredir neredeyse her hafta 2-3 kere bloga yazıyorum. Neler olup bittiğini perde arkasından gören herkes aynı şekilde gergin. Ama insanların hâlâ %95’i ne olup bittiğinin farkında değil.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;AI ne zaman robotlar aracılığıyla aşçıdan daha iyi yemek yapar, duvar ustasından daha iyi duvar örer ve itfaiyeciden daha iyi bir kurtarma operatörü olduğunu gösterirse, işte o zaman insanlar anlayacak.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ve bu çok uzak bir gelecek değil.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İnsanlar sadece işlerini değil kimliklerini kaybedecek.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Yerini neyin dolduracağını ben bilmiyorum ve anlamıyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ama ilk neyin yer değiştireceğinden %100 eminim: İnanç sistemi.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Simülasyon gerçek olabilir</title><link>https://saridje.com/post/sim%C3%BClasyon-ger%C3%A7ek-olabilir</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/sim%C3%BClasyon-ger%C3%A7ek-olabilir</guid><description>“Delirdin mi?” demeyin ama artık simülasyon teorisinin gerçek olma ihtimalini ciddi olarak değerlendiriyorum. Bu, arka planı çok derin ama aynı zamanda çok popcorn bir başlık. AI’ın şu aşamada yaptıkları ve geçirdiğimiz değişim, simülasyonu gerçek olandan ayırt edebilme kaygısının çok ötesinde bir mesele.</description><pubDate>Sun, 06 Sep 2026 18:30:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;“Delirdin mi?” demeyin ama artık simülasyon teorisinin gerçek olma ihtimalini ciddi olarak değerlendiriyorum.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu, arka planı çok derin ama aynı zamanda çok popcorn bir başlık.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;AI’ın şu aşamada yaptıkları ve geçirdiğimiz değişim, simülasyonu gerçek olandan ayırt edebilme kaygısının çok ötesinde bir mesele.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Simülasyonu; teorileri ve analojileriyle birlikte tartışabilecek seviyede olduğumu düşünmüyorum. Yaklaşımım sadece olası sonuçlar ve “Neden?” sorusu etrafında şekillenebilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu tabii ki bir inanç meselesi değil.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;İnancın artık beli bükülmez bir plenum olduğunu anlayıp peşini bırakmamız lazım. İnanıyorsun ve bu senin için işe yarıyorsa süper, devam et. Ancak inancını omuzlarında bir ihtilaf nişanı olarak taşıma. Onun sonu yok.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;“Neyiz?”, “Nereden geliyoruz?” ve “Nereye gidiyoruz?” gibi sorular, sebebin/gerekçenin rasyonel olduğu varsayımına dayanıyor. Yani “Tüm bu olan bitenin bir anlamı var.” önermesi üzerinde yükseliyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Simülasyon bu teolojik yaklaşımı yok saymıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Aksine güçlendiriyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Ama oyunun kendisinden çok, kurucu sebepleri sorguluyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Mümkün olabilir…&lt;/p&gt;
</content:encoded></item><item><title>Karakter sapması</title><link>https://saridje.com/post/karakter-sapmas%C4%B1</link><guid isPermaLink="true">https://saridje.com/post/karakter-sapmas%C4%B1</guid><description>90’lar Amerika’nın altın yıllarıydı, bunu herkes bilir. O dönemin film arşivi benim top 50&apos;mdedir. Bunların arasında The Fugitive (Kaçak, 1993) ilk ondadır.</description><pubDate>Sat, 05 Sep 2026 18:30:00 GMT</pubDate><content:encoded>&lt;p&gt;90’lar Amerika’nın altın yıllarıydı, bunu herkes bilir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;O dönemin film arşivi benim top 50’mdedir.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bunların arasında The Fugitive (Kaçak, 1993) ilk ondadır.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Birçok sebebi var. Her şeyden önce geri dönüşü bir intikam savaşına değil (Law Abiding Citizen bunu yapar), bir hak arayışı mücadelesine dönüştürür. Onun dışında da bu filmin açık ara yıldızı Tommy Lee Jones’un karakteridir. Kaçak Dr. Richard’la şöyle bir diyalogları vardır:&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Dr. Richard Kimble: Eşimi ben öldürmedim!
Polis Şefi Samuel Gerard: Umurumda değil!&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Burada kalpsiz bir karakter görmüyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Burada işini kanunun çizdiği çerçevede ve tanımadığı esneklik sınırları içinde yapan bir görevli görüyoruz.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;“Benim işim seni dinlemek, anlamaya çalışmak değil; benim işim seni yakalamak,” diyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Türkiye’nin kamu organizasyonları, işi dinlemek olan ve olmayan bürokratların yarattığı karakter sapması kargaşasında iş yapıyor.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Bu bizim kültürümüz için her zaman ciddi bir problem oldu.&lt;/p&gt;
&lt;p&gt;Çözemiyoruz.&lt;/p&gt;
</content:encoded></item></channel></rss>