top of page

Teşekkürler!

SARIDJE

Aşı Yarışı

  • Jun 25, 2020
  • 1 min read

1955-1969 yılları ABD ve SSCB'nin Uzay Yarışı yıllarıydı.


Yarış start aldıktan 5 yıl sonra Yuri Gagarin uzaya ilk çıkan insan olacak, 1969 yılına gelindiğinde ise Neil Armstrong Ay'a ayak basacaktı.


Dün uzayda kendine yer bulmak için kıyasıya mücadele etmiş insanoğlu bugün Dünya'da hayatta kalabilmek için yarışta.


Ancak Aşı Yarışı çoğumuzu heyecanlandırmıyor.


Çünkü bu yarış 'keşif' ve 'inovasyon' ile değil 'hayatta kalma' ve 'önlem' kavramları ile alakalıdır.


Çoğu 'marka' veya 'işletme' de bu benzer ikilemde akıntıdadır.


Hayatta kalmaya çalışanlar hep ilk yorulan ve vazgeçenlerdir. Keşif peşinde olanların ise varoluş şevk ve çoşkuları hep taze kalır. Keza Sapiens'i diğer türlerden ayıran tam olarak da bu gayrettir.


Velhasıl Dünya'ya hayatta kalmaya değil keşfe geldik.

 
 
 
Öğrenmeyi seçmek

Öğrenmeyi seçmemiz lazım. “Aynı hatayı nasıl yaparsın, anlamakta zorlanıyorum!” ifadesi, anlamaya hiç çalışmayan bir refleksin ürünüdür. Şöyle ki: Bir insan aynı hatayı ancak yaptığı hatadan öğrenmeyi

 
 
 
Günah keçisi

Böyle olaylar olduğunda ABD’de insanlar silahlanma yasalarını suçlar. Biz kimi suçlayacağız? Bizim günah keçimiz ne olacak? Çünkü nihayetinde hepimiz biliyoruz ki sorunun kökenine inemeyeceğiz. Benim

 
 
 
Cüret

Bugün size cüreti konuşmak istiyorum. Önce Aristoteles’in sözünü araklayarak şöyle formüle edeyim: Cüret, terbiye edilmiş bir küstahlıktır. Cüretle ilgili en kritik nokta, tabii ki yapılabilirlik deği

 
 
 

Comments


Commenting on this post isn't available anymore. Contact the site owner for more info.
bottom of page