top of page

Teşekkürler!

SARIDJE

"Bir gönderinin ertesi sabah mutlaka, kesinlikle orada olması gerektiğinde."

(When it absolutely, positively has to be there overnight.)


1978 FedEx sloganıdır. Diğer birçok harika FedEx sloganı arasında en meşhurudur. Müşterisiyle onun dilinden, direkt ve samimi bir şekilde konuşur. FedEx'in güncel sloganı: "Bugünün, yarınla buluştuğu yer." Yine dinamiktir ve yine ürünün iddiasının arkasında durur.


Bugün Sütaş Ayran'ın bir reklamına denk geldim. Bizim pazarlama etiğimizin özeti gibi bir markadır bu. Slogan şu: "İçtikçe iyi hissedeceksin!"


Ayrandan bahsediyoruz. Sütü kaynat, mayala; yoğurt olsun. Su kat, ayran olsun. Reklam boyunca birileri devamlı "Sütaş Ayran" diye bağırıyor. Ben hayatımda birinin markete girip "Bana Sütaş Ayran verir misin?" dediğini duymadım. Sütaş Ayran istiyor olsan bile "ayran" istersin. Çünkü bu, istese herkesin yapabileceği ve ikamesi inanılmaz kolay olan bir üründür. Ve kesinlikle ayranı iyi hissedelim diye içmiyoruz. Bu medikal bir ürün değil. Ayrandan beklentimiz tek yönlü olmalıdır. Kola'dan da öyle. Baklavadan da.


-Ayran mı kola mı?

+Ayran.


Cevap hiçbir zaman "Bugün iyi hissetmek istiyorum, o yüzden ayran" olamaz.


Eğer senin ayranın diğerlerinden daha iyiyse bunu direkt, olduğu gibi konuş; aynıysa da konuşma, sus. FedEx'in ürünü DHL veya UPS'ten çok farklı değil. Ama iletişimi farklı. Bağırmıyor, histen falan bahsetmiyor. Kargodan ne bekliyorsak onu konuşuyor.


Ayran ve kargo ilk okumada sana uzak örnekler gibi gelebilir. Ben de yazı uzadıkça sıkıldığım için daha fazla detaya inemeyeceğim: Aynılar.


Aynılık satarken düz ve net olacaksın.


Bağırmayacaksın.


Öğrenemedik arkadaş.


Vallahi öğrenemedik.

Kripto para piyasalarında konuşan pazarlamacıları dinlediğinizde, ne kadar teknolojik, güvenli, küresel ve inovatif olduklarını duyarsınız. Merkeziyetsizlikten, finansal özgürlükten ve geleceği inşa ettiklerinden bahsederler. Ancak bu piyasanın büyümesini mümkün kılan temel kaldıracın, takibi arzu edilmeyen yasa dışı ödeme ağları olduğunu pek duymazsınız.


Çünkü anlatının parçası olan ile gerçeğin taşıdığı yük her zaman aynı değildir. Kaldıraç ile malzeme birbirinin zıttı ya da birbirinin kamuflajı olmadığında, güçlü ve kalıcı bir pazarlama inşa edebilirsiniz.


Pazarlama, gerçeği görünmez kılmaya değil, gerçeği anlaşılır kılmaya hizmet ettiğinde uzun ömürlü olur.


Aksi takdirde bir gün gelir; anlatıyla gerçek arasındaki mesafe kapanır. O gün de yutamadığınız her lokmanın hesabı sorulur.

Son gelişmeleri takip ediyorsunuz.


Maalesef bu bölge, fikir özgürlüğünü hiçbir zaman pratiğe dökemeyecek. Yani en azından bizim hayatımız süresince buna şahit olacağımızı düşünmüyorum.


Bu gerçekten çok üzücü bir şey.


Yeni bir baba olarak, özgüven kazandırmaya çalıştığım oğluma baktığımda tam da bu olmamış, olgunlaşmamış kültürlerin ikilemlerini görüyorum. Ebeveyn olarak seni korkutan her şey çocukla ilgili değildir; seninle ilgilidir.


Aynısı devletler için de geçerlidir. Ve tanıdığımız bu civar devletler, kendimiz de dâhil, her ne kadar büyük laflar etseler de kompleksleri içinde yüzen, özgüvensiz ve olgunlaşmamış yapılardır; öyle kalmaya da devam edeceklerdir.

bottom of page