top of page

Teşekkürler!

SARIDJE

Amerika'ya duyduğum sempati, bazı dostların kulağını tırmalıyor.

 

Haklılar.

 

Ulus-devlet süreçlerini ve neredeyse her türlü politik kutuplaşmayı az çok tecrübe etmiş bir nesil olarak yaralarımız var.

 

Ancak ister inanın ister inanmayın, benim Amerika'ya karşı duyduğum sempatinin tek bir ekseni var: O da Amerika'yı insanlığın gelişmişlik mirasının bayraktarı ve bugün itibarıyla başımıza gelmiş neredeyse her güzel bilimsel ve toplumsal gelişmenin mimarı olarak görmemdir. Ve öyledir de.

 

Ancak her güçlü sistem gibi, iyilikleri kadar kötülükleri de devasadır.

 

ABD'nin kötülükleri yüzünden mızmızlanmak ise, ideali mümkün olanın önüne koyan; gerçekliği değil ütopyayı kovalayan bir zihnin ürünüdür.

 

Tekrar, kafası belki karışmış kişilere cevap vereyim:

 

Ben Türk'üm. Ve ayıptır söylemesi, yedi ceddim de Türktür. Ama ben Türkiyeli değilim ve hiçbir zaman da olmayacağım. İkisini ayırt edecek zekân yoksa, kusura bakma; sana saygı gösteremem.

  • Jul 3

ABD Anayasası gibi 250 yıldır kesintisiz yürürlükte kalan başka hiçbir demokratik yazılı ulusal anayasa yoktur.


Ve hiçbir anayasa, aynı anayasa metni üzerinde yaklaşık 250 yıl boyunca yapılan değişiklikler ve yargı içtihatlarıyla bireysel özgürlüklerin kapsamını ABD Anayasası kadar genişletmemiştir.


ABD anayasası ile birlikte, dünya için örnek alınması gereken en önemli hegemondur.


Kutlu olsun 250.

Theodore Roosevelt, ABD'nin gölgede en çok parlamış başkanlarından biridir.

 

Şöyle müthiş bir sözü vardır:

 

"Bir karar vermen gerektiğinde, yapabileceğin en iyi şey doğru olanı yapmaktır. İkinci en iyi şey yanlış olanı yapmaktır. En kötüsü ise hiçbir şey yapmamaktır."

 

Bir şey yap.

bottom of page