top of page

Teşekkürler!

SARIDJE

14 Ağustos Blog yazısı: Size burada yıllar önce, 2019’da, şunu yazmıştım:


"2000 yılında doğanlar 20. yaşlarına merdiven dayadılar. Z’ler mistik Orta Doğu hikâyeleriyle ilgilenmiyor. Onlar için Kudüs’ün veya Wadi Musa’nın artık çok da bir önemi yok. Yıldızlararası seyahat hikâyeleri, Y neslinin Star Wars fantezisinin ötesinde, Z’ler için rasyonel bir hedefi ifade ediyor. Türkiye’de 15-19 yaş aralığında 6 milyonun üzerinde genç (Z) var. Bunların 1,5 milyonu ne istihdamda ne de eğitimde. Dünyadaki rakipleriyle kıyaslandıklarında ise içinde büyütüldükleri hikâyeler ve gerçeklikleri klişe ve eski. Cumhuriyetin genç kalmasını istiyorsanız hikâyelerinizi güncellemek zorundasınız."


Evet, tabii ki güncellemedik.


Şimdi elinizde, dünya görüşü bizimkiyle uyuşmayan, potansiyeli işimize yaramayan ve beyni göçmüş ciddi bir kitle var.


“Alın etnosporlarınızı bir tarafınıza sokun,” diyeceğim ama demeyeyim; ayıp olur.

Bir Lost efsanesi vardı. 6 yıl sürdü. Benim tam üniversite yıllarıma denk gelmişti. Kampüste herkesin bir teorisi, herkesin kendine göre bir Lost anlayışı vardı. Küreseldi. Sosyal medyayla birlikte yükselen belki de ilk diziydi.


Bitmek bilmeyen vaatler, geri dönüşler, ileri sarışlar ve öykü içinde öyküler...


Yani işin aslı, bugünün bakış açısıyla sıkıcı işler.


Artık Lost gibi yapımlara sabrımız kalmadı. Buna her şeyin katkısı var tabii: Netflix gibi dijital platformların dominasyonu, TikTok gibi mecraların dikkati saniyelere düşüren algoritmaları ve yeni kültür savaşlarının insanları içine sürüklediği kutuplaşma.


Artık demografi, prodüksiyondan daha maliyetli bir araştırmanın konusu.


Çok zor işler.

İnsan hayatında birçok varlık vardır. Bunları finans gözüyle genel asset’ler olarak düşün. Aile, dostlar, doğduğun ülke, kültür vd.


Hepsi belirleyicidir ve önemlidir; ancak sadece bir tanesi hayatidir: gençlik.


Şu tipi bilirsin: 50 yaşını almış ama “Ben hâlâ genç hissediyorum...”, “Yaş önemli değil...” diyen... Bunların ekserisi, kusura bakmayın lütfen, geri zekâlıdır; küçük bir kısmı da fıtratı gereği fazla ölçüsüz iyimserdir.


Gençlik bir kere gelir.


Onu yakalamak için tek bir şansın vardır.


Ve bu, senin nasıl, nerede ve ne şekilde öleceğini belirler.


İnan ki mübalağa yapmıyorum. Atatürk gibi bilge insanların “Bütün ümidim gençliktedir.” ve benzeri çıkarımları, gençliğin önemini anlamış olmalarındandır. Eğer yaşını almışsan, bunu hâlâ anlamamışsan ve çoluğun çocuğun varsa muhtemeldir ki onların hayatındaki etkin kötü olacaktır.


Bu, sana bir uyarı mesajıdır:


Elindeki hiçbir varlık gençlik kadar değerli değildir.


Ona sahip çık, yol göster, köstek olma.

bottom of page