top of page

Teşekkürler!

SARIDJE

Sovyetler 60, 70 ve 80’lerde Venüs gezegenine 11 kere uzay aracı indirdi. Venüs, Mars’a göre bize daha yakın ve fırlatma pencereleri daha sıktı. Ama neredeyse hepsi sorunluydu. Çünkü Venüs’ün koşulları (atmosferik basınç ve sıcaklık) çok zorluydu.


Buna karşılık NASA’nın tutumu, “Yüzeye inmeden bilimin %90’ını elde edebiliriz.” anlayışı üzerine inşa edilmişti. NASA’nın 5 Venüs görevinin hepsi uydu göreviydi.


Yüzeye inmeye hiç çalışmadılar.


Dün motivasyondan bahsetmiştim.


Rusların temel motivasyonu, ABD’yi dramatik bir keşifle yenmekti.


ABD’ninki ise uzun vadeyi hedef alan, rekabet peşinde olmayan bir tutumdu.


Motivasyon ve hırs arasındaki fark genellikle sonuçlarıyla belli olur.


Süreçte ise fark çok bulanıktır.


Dikkat et.

Neredeyse her işte motivasyonu tüketen şey, aç-kapa süreçleridir.


Kronolojinde ne kadar çok "başla-bitirme" varsa, yaptığın işte o kadar kötüsündür.


Ya da şanssız.


Başla ve bitir.


Kulağa ne kadar dramatik gelse de bitişler daha anlamlıdır.

Bazen beynimiz gerçeği görmez. Sadece geçmişteki deneyimleri baz alarak tahminde bulunur. Bu bir kısayoldur. Birçok optik aldatmacanın arkasında beynin bu zafiyeti yatar.


Gerçeği görür ama yanlış yorumlar.


Gerçeklik nedir? Perspektif neleri değiştirir?


Bunlar, tek bir zaman ve tek bir olay için bile tam bir netlikle cevaplayabileceğimiz sorular değildir.


Biliyorum; yarın halletmen gereken onlarca iş, üstesinden gelmen gereken bir o kadar karşılaşma var.


Gerçeğin ne olduğu konusunda kendi haklılığını her hadisede ispat etmeye çalışma.

bottom of page