Allah kahretsin seni Cevher
- 8 minutes ago
- 1 min read
Filmler beni fazla etkilemez.
Yani şöyle, kendimi bir yaşıma kadar sinefil olarak tanımlardım.
Ancak bu; korku filmi izlerken gerilimden haz etmek veya “Issız Adam'ı izledim, çok sarsıldım.” sınıfında hiç olmadı.
Şu anda kendimi övmüyor veya farklılık kasmaya çalışmıyorum.
Samimiyetle fıtratım bu: Filmleri çok severim, ne olursa izlerim, çok önemli bir öykü anlatma sanatı olduğuna inanırım ama yine bir Rumeli tabiriyle filme girmem.
Diyordum...
The Substance'ı (Cevher, 2024) izledim.
Çok etkilendim.
Bakın, inanılmaz moralimi bozdu.
Lanet olsun sana Coralie Fargeat.
“Hayırdır, ne oldu?” dersen anlatayım...
Filmin ajandasında var mıydı bilmiyorum ama bu film, bana göre tam bir yapay zekâ distopyasını işliyor.
İzleyen biri “Ne alaka?” diyebilir -bu noktadan sonra spoiler geliyor- çok alaka kardeşim.
“My better self” olarak sundukları konsept, bugün itibarıyla AI'ın çalışan personasının ta kendisidir.
Kendini sevmemeye; verimsiz, salak ve kontrolsüz hissetmene uzanan bir “daha iyi ben”den bahsediyoruz.
Bilmiyorum, hayatımda başka bir konu hakkında bu kadar üst üste yazdım mı?
Ama sizi yine büyük harflerle uyarayım: GELMEKTE OLANA HAZIR DEĞİLİZ!
Comments