Dijital vaha
- saridje
- Sep 14, 2021
- 1 min read
Bugün Afrika'nın ismini Valinor olarak değiştirsek kıtanın kaderi değişmez ama sizin kıta algınız değişir.
Dubai. Bir isim. Bir marka. Bir pazarlama makinesi:Lüks, rekor, aşırılık, zıtlık, ve petrol.
1968 yılında sadece 13 arabanın kayıtlı olduğu bu 'hiçbir yer' şu anda 3 milyon araçlık lüks bir trafik canavarı. Bundan tam 30 yıl önce yalnızca bir tane gökdelene ev sahipliği yapan bu kum yığını bugün itibariyle 215 tane gökdeleniyle bir dijital vaha.
Petrolü 1966 yılında keşf eden bu ahalinin gelir vergisi yok, suç oranları dünya ortalamasına kıyasla neredeyse sıfır.
Bu bir başarıdır. Daha önemlisi, kaldıracınız ne olursa olsun -ki bu vakada petroldür- hiç yoktan bir öykü üretmek ve bu öykü ile milyar dolarlık markalara prestij kovalatmak büyük başarıdır ve bu başarıda Pazarlama konuşur.
İstanbul'u ele alın. Eşsizdir. Coğrafyası ve kültürü ile şehirlerin kraliçesidir. Ama bugün İstanbul'da ne uluslararası üne kavuşmuş ticari bir fuar ne de ölçeği yüksek sportif bir aktivite yoktur.
Kıta atlatan İstanbul'a karşılık bu yaşama elverişsiz kum yığınının zaferi düşündürmelidir.
Pazarlama Dubai'de iyisi ve kötüsü ile görevini yapmıştır. Belki daha önce tartıştığım gibi bu lüzumsuz limitlerin şehri bir gün kaynaklarını tüketecek ve doğaya karşı yenilecektir.
Bir gün suyun Dünya'nın en büyük dönme dolabını inşa etmekten daha önemli olduğu anlaşılacaktır. Ama o güne kadar Pazarlama bu vahada nöbettedir.
Comments