top of page

Teşekkürler!

SARIDJE

Dünden bugüne

  • Apr 26, 2025
  • 1 min read

Bu blog benim için bir günlük. Bazen 5-6 yıl önce yazdıklarımı geriye dönük okuduğumda şunu anlıyorum: Artık o yazıyı yazdığım günkü insan değilim. Ve sadece ben değil, tükettiğim ve etkileşimde olduğum her şey de değişmiş.


Bizi değiştirmeyen hiçbir versiyon/alternatif gerçeklik yok.


Bu nedenle, özellikle pazarlamanın önemli bir kaldıraç olarak kullandığı "Kendin ol!" lafı büyük bir zırvadır. Hangi kendim?


Duygularımız, olgularımız ve perspektifimiz değişir. Bakın, biz bunu dışa vurmasak bile, kabul etmesek bile değişim kaçınılmazdır.

Bugün, daha az kaygıyla ve daha az "Kendin ol" baskısı altında: Elinden gelenin en iyisini yap. Çünkü yarınki kendin, bugünkü kendinle henüz tanışmadı.


Hayırlı pazarlar.

 
 
 
Öğrenmeyi seçmek

Öğrenmeyi seçmemiz lazım. “Aynı hatayı nasıl yaparsın, anlamakta zorlanıyorum!” ifadesi, anlamaya hiç çalışmayan bir refleksin ürünüdür. Şöyle ki: Bir insan aynı hatayı ancak yaptığı hatadan öğrenmeyi

 
 
 
Günah keçisi

Böyle olaylar olduğunda ABD’de insanlar silahlanma yasalarını suçlar. Biz kimi suçlayacağız? Bizim günah keçimiz ne olacak? Çünkü nihayetinde hepimiz biliyoruz ki sorunun kökenine inemeyeceğiz. Benim

 
 
 
Cüret

Bugün size cüreti konuşmak istiyorum. Önce Aristoteles’in sözünü araklayarak şöyle formüle edeyim: Cüret, terbiye edilmiş bir küstahlıktır. Cüretle ilgili en kritik nokta, tabii ki yapılabilirlik deği

 
 
 

Comments


bottom of page