Güven
- Jan 2, 2019
- 1 min read
Türkiye'de yıllardır edindiğim ticari tecrübe bana ticari ilişkilerimde kimseye güvenmemem gerektiğini öğreti. Bunun aksini iddia edebilecek bir tane aklı başında tüccar tanımıyorum.
Bana göre yaşadığımız ekonomik ve sosyal sıkıntılar buna benzer niteliksel zaafiyetlerin toplamından kaynaklanıyor. Dış güçler ve benzeri argümanların bahane ve bir nevi mastürbasyon olduğunu düşünüyorum. Rusya sayısız darbe ve kriz yaşadı, Almanlar çok daha büyük yıkımlar gördü; bugün durum ortada.
Niteliksel zaafiyetlerden kastım genetik kabiliyetlerdir. Toplum olarak bazı fark yaratan özelliklere haiz değiliz.
İngilizlerin dünya finans sektörünün abisi olduğu bilinen bir şeydir. Özellikle deniz aşırı hakimiyetini kaybetmeye başladıktan sonra ada ülkesi kurduğu Offshore düzeniyle oyunda kalmayı başardı. Yazılı anayasası olmayan ve neredeyse her kurumu teamüllerle yöneten Birleşik Krallığın Güven Kurumu dikkatle incelenmeli.
Şövalyeler sefere çıktıklarında mal varlıklarını kahyalarına yazılı beyan olmadan devir ederlermiş. Söze dayalı bu devir yediemini (trustee) tam tasarruf sahibi yaparmış . Bu gelenek bugün aynı şekilde Offshore trade'lerde devam ettiriliyor. Güven Kurumu yüz milyon dolarlık işlemler için bile aynı şekilde güvene dayalı sözle çalıştırılıyor.
Bir Türk olarak ticari ilişkilerinizi şöyle bir gözden geçirin… Türkiye'de kime bu şekilde güvenebilirsiniz?
Comments