top of page

Teşekkürler!

SARIDJE

Dünya Kupası finalini 1.5 milyar kişinin izlemesi bekleniyor.


Sence bu insanların yüzde kaçı McDonald’s logosunu ekranlarında veya stadyumda gördüklerinde tanımayacaktır?


Bunun için elimizde bir veri yok, çıkarmak da imkansız ama en yakışıklı tahminle belki %3. Kitlesel marka olmanın ne kadar imkansız bir şey olduğunu size defaatle anlatmışımdır. Mesela bu organizasyonda Levi’s’in resmi sponsor olmayıp logosunun statlardan gizlenmesi ama o gizlenmenin ayrıca bir pazarlama kampanyasına nasıl dönüştüğünü gördük.


Bu kitlesellik statüsü -mutlaka sonsuz değildir ancak- markaya sadece sınırsız bir görünürlük değil, ayrıca onu bedava güncel tutan ilgi ve alaka geliştirir.


Bu haliyle çok cezbedicidir.


Ancak %99.99 için imkansızdır.


İmkansızın peşinden koşma.

Türkiye hiçbir zaman Avrupa Şampiyonlar Ligi şampiyonu olmadı.

 

Dünya Kupası'nı da hiç kazanmadı. Aslında Türkiye, bugüne kadar 23 kez düzenlenen Dünya Kupası'na yalnızca 4 kez katılabildi. Futboldan haberi yok dediğimiz Amerika 12 kez, İngiltere 17 kez, İtalya ise 18 kez katıldı.

 

Bu Amerika ise hiçbir pazarlama kampanyasında "Biz öyle yeneriz, böyle yıkarız." demedi. Aksine tüm kampanyasını "Ya tutarsa?", "Farz edelim ki..." başlığı üzerine kurdu. Orijinali "What if?" idi.

 

Biz ne dedik?

 

"Siz hepiniz, biz Türkiye." dedik.

 

Daha başlamadan yenildik.

 

Başladık, yenildik.

 

Şimdi de elimizde onlarca yarım yamalak pazarlama kampanyası, promosyon ve slogan kaldı. Hiçbir şirket de "Gelin, şu cenazeyi kaldıralım." demedi. Hiçbir kampanyanın devamı gelmedi.

 

Yenilgi için hiçbir hazırlık yapılmamış. Rezil ajanslar.

 

Bu ülke bana hiç keyif vermiyordu.

 

Ama artık canımı sıkıyor.

Bu küçük ve kendi hâlimde hayatımda öğrendiğim bir tane süper gerçek varsa o da ne olursa olsun kapitülasyona müsamaha gösterme. Çünkü sosyalizm seni aç bırakarak öldürür ama kapital tıka basa doyurur, hasta eder, öldürür.

 

Asla teslim olma, asla boyun eğme.

bottom of page