top of page

Teşekkürler!

SARIDJE

Wildcard

  • Writer: saridje
    saridje
  • 20 hours ago
  • 1 min read

Kenya’nın Nairobi kentinde ilginç bir wildcard vakası yaşandı. Olay birkaç gün önce internete düştü.


Wildcard nedir? Normalde katılım şartlarını karşılamayan bir sporcuya veya takıma, organizatörler tarafından istisnai olarak yarışma ya da turnuvaya katılım hakkı tanınması.


Nairobi’de düzenlenen ve ITF (International Tennis Federation) takviminde yer alan turnuvaya wildcard ile katılan Mısırlı Hacer’in, turnuva organizasyonunu açık biçimde yanılttığı görülüyor. Kişinin amatör seviyede dahi temel tenis bilgisine sahip olmadığı anlaşılıyor.


Ortaya çıkan görüntüler sadece komik değil; aynı zamanda moral bozucu. Bir insanın -ve bir organizasyonun- kendini bu duruma düşürmesi utanç verici.


Tepkilerin büyük bölümü, Kenya Tenis Federasyonu ve turnuva organizasyonunun bu durumu nasıl gözden kaçırabildiği üzerine yoğunlaşmış. Ancak neredeyse kimse şu soruyu sormamış:

Bu maç neden yarıda kesilmedi ve bu utanç verici tablo neden sonlandırılmadı?


Burada mesele sadece organizasyonel bir hata değil.


Son on yıldır özellikle Batı merkezli olarak yürütülen, “herkes her şeyi yapabilir” iddiasına dayanan sol tabanlı yetkinlik ütopyası (Nike gibi markaların kurumsal beden-olumlama kampanyalarında da görüldüğü üzere) insanları tehlikeli bir yanılgıya sürükledi:


“Her şeyi yapabilirim.”


Hayır.


Her şeyi yapamazsın.


Deneyebilirsin.


Ama yapamadığını gördüğün noktada durmayı bilmelisin.


Aksi hâlde sadece kendini değil, seni izlemek ve muhatap almak zorunda kalan herkesi de tüketirsin.

 
 
 
Belki 20

Yılı haftalar ve günler üzerinden takvimlemek, etkin bir listeleme yöntemi değildir. Birçok kişi için bu yaklaşım, ne kadar zamanımız olduğu konusunda yanlış algılara yol açar. 365 gün. Rakamımız bu.

 
 
 
Argo

TDK, “argo” kelimesini şöyle tanımlıyor: “Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken, çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim.” Bence bu adil bir tanım değil. Argo

 
 
 
Kafa açma

Osmanlı’nın 624 yıllık ömrünün 465 yılı resmî olarak savaşla geçti. İmparatorluk, yapısal olarak bir savaş devletiydi; barış hiçbir zaman varsayılan durum olmadı, yalnızca bir ara dönem olarak görüldü

 
 
 

Comments


bottom of page