Sabit fikir

Fikrini değiştirmeye hazır mısın?

Bu soruya cevabın ‘Ölmek var, dönmek yok…’ klişesi etrafında şekilleniyor olabilir. Tehlikelidir. Çünkü bu ve benzeri çıkışlar cesuru değil, cahili motive eder.

Statükoda ısrarcıysan, pazarlamaya zahmet etme.

Zaman ve dikkat

Dikkatle ilgili problemimiz, fayda ekseninde şekillenir. Bu, bir fırsatı kaçırmama dürtüsüdür. Dikkatimiz genellikle dağınıktır. İyi atletlere nihai başarıyı getiren, dikkatlerini çarçur etmemeye odaklanmalarıdır.

Dikkat, pazarlama için bir varlıktır. İşlenmesi gereken bir maden, nadir bir metal.

Dikkati ele alırken şunu gözden kaçırmamak gerekir: Hayatında zamanı verimli kullanamayan büyük çoğunluk, dikkatleri dağınık insanlardan oluşur.

Dikkat bize lazım, zaman ise müşterilerimize. Denge kurmak gerekir.

Her şey satılık

Pazarlama, istediği her ürünü rafta üst sıraya çıkarır. Bu, bir dizilim hamlesi kadar kolay ve olağandır. Mesele, bunu yapacak motivasyonun ve iş planını hayata geçirecek iradenin olup olmamasıdır.

Pazarlama her şeyi satar. Hatta satış departmanını bile.

Hafife alma.

Temel soru

Sorular bizim için önemlidir. Doğru sorular sormak, doğru cevaplar almaktan daha kıymetlidir- bakın en az onun kadar değil, %100 daha önemlidir. Çünkü doğru bir soru sormak, doğru bir ön gözlem ve ilgi (alaka) olduğunu gösterir. Doğru soru doğru kişiye sorulur. Bu zaman kazandırır.

Bizim için ilk etapta temel bir soru vardır:

1- Anlaşılıyor muyuz?

a. Hayır. Neden?

b. Evet. Kimler tarafından?

Cevaplamadan işe koyulma.

İlle de veri

Hiçbirimiz, geçmişi sağlıklı veya gerekli bir netlikte hatırlayacak bir hafızaya sahip değiliz. Geçmiş her zaman bulanıktır, her zaman belli belirsizdir. Tabii ki genel hatlarıyla ona hâkim olmak, hepimizi delirmekten kurtarır; ancak detaylı hatırlama, çok daha bilinçli ve doğru seçimler yapabilmemiz için gereklidir.

“O yaz nasıl hissetmiştik? Sebebi neydi? Bizi harekete geçiren ana duygumuz hangisiydi? Para o günlerde ne ifade ediyordu? Ekonomi nasıl hissettiriyor? Gelecek heyecanlandırıyor muydu? Neden?”

Bunlar detaydır. Ve bugün onlara hâkim olabileceğimiz bir özetimiz olsa, bu yaz daha anlamlı ve etkili olmaz mıydı?

Veri: Sadece pazarlamayı değil, her şeyi değiştirir.

İşin özü

“Bir kilo pamuk mu, bir kilo demir mi?” bir pazarlama sorusudur.

Bu soru, miktara değil, niteliğe odaklanır.

Kaç taneyi kaç paraya sattığınız, pazarlama için sadece bir istatistiktir.

Ne sattığınız ise onun özüyle, yani öyküsüyle ilgilidir.

Yeniden keşfetmek

“Esspressolab başarısız olacak!” derken kastettiğimi az çok biliyorsun. Bunu iş modeli açısından düşündüğünde, türevlerinin neredeyse hepsi aynı kaderi paylaşmaya mahkûm. Ve ticari sebebi çok basit: Starbucks iş modeli yoruldu. Eskidi. Starbucks, Costa veya Blue Bottle ve Tchibo (ki bu ikisi farklı konumlanmıştır) için hâlâ geçerli çünkü öyküleri çok güçlü.

Bu model çalışıyor diye “Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok!” deyip el attığımız her iş elimizde patlıyor. Evet, hayatta kalmak ve büyümek istiyorsan Amerika’yı yeniden keşfetmen lazım.

Hayırlı haftalar.

Geçmiş geçmez

Geçmiş geçmişte kaldı deriz, ama bugün değişimi seçen insanları geçmişleriyle avlarız. Ya da geçmişte yaptıkları hatalarla yargılarız.

Elon Musk, bana göre, Nazi selamı yaptı. Yanlış anlamayın, Elon’u seviyorum. Ve bu hareketi Nazizme inandığı için değil, absürt ve farklı olmayı, provoke etmeyi sevdiği için yaptığını düşünüyorum. Bunu yüzündeki muziplikten anlayabiliyorsunuz. Bunun karşılığında, haklı olarak bazı insanlar ve şirketler tepki gösterdi. Bunlardan en dikkat çekeni BMW oldu. Markanın Birleşik Krallık merkezi, artık X (Twitter)’ı kullanmayacaklarını duyurdu. Ancak bu açıklamanın ardından sosyal medyada markayı eleştirenler, Hitler’in BMW fabrikasını ve fuarlarını ziyaret ettiği fotoğrafları, BMW’nin damalı haç logo çalışmalarını gündeme taşıdı.

Allah aşkına, değişmek ne demek ? Geçmiş geçmişte kaldı ne anlama geliyor?

İnsanlar, başka insanlara hayatlarına devam etmeleri için fırsat tanımıyor. Bu bir arketip. Ve “Geçmişte yaşama!” içi bomboş bir züğürt tesellisinden ibaret: İkiyüzlüyüz.

Gönüllü izolasyon

Neredeyse tam bir yıl önce şunu yazmıştım: “Bilginin size erişimi, bilginin değil sizin probleminizdir.”

Temel savım şuydu: Kendinizi bir fikre, korkuya veya kehanete izole ettiğinizde bilgiye erişiminiz kısıtlanır ve yozlaşır. Bu, kısır bir döngüdür: İzolasyon daha az bilgi, takip eden gerçeklikten uzak kötü kararlarınız ise daha fazla izolasyon getirir.

Yetişkinlik, insana olgunluk getirmesi beklenen bir süreçtir. Ancak, çoğu yetişkin kötü deneyimlerinin sonucunda kendini izole eder.

Bu durum, Boomer ve Z Kuşağı tartışmasının temelini, yani yaşlı-genç çatışmasını oluşturur.

Maalesef, birçok vaka çözümsüzdür.

Konuş

İster işletmeden işletmeye, ister işletmeden tüketiciye olsun, pazarlama her durumda tüketiciyle doğrudan iletişim kurmak zorundadır.

Bu doğrudan iletişim, her zaman ağızdan ağıza yayılan organik pazarlamanın önüne geçmelidir.

Kitlenle konuşmazsan, yok olursun. Ya da hiç var olamazsın.