Kim patlar?
Geçenlerde birkaç kişi bana “AI balonu sönüyor mu?” yazdı.
Zannedersem benim burada yapmaya çalıştığım her uyarı ve pratikte yaşananlar genel olarak toplumun fark etmediği veya o yöne bakmak istemediği meselelerden oluşuyor.
AI ve benzeri her dramatik değişimin en büyüleyici tarafı şu: Çoğu zaman o eşiği geçtiğimizi, geriye dönmenin neredeyse hayal edilemez hâle geldiği ana kadar fark etmeyiz.
Elektriği, matbaayı, otomobili, interneti veya akıllı telefonları düşün.
Bunların hiçbirinin medeniyeti kökten değiştirdiği, herkes tarafından kabul edilen tek bir an yoktur. Bunun yerine binlerce küçük değişimin biriktiği ve nihayetinde artık dünyanın eskisi gibi olmadığı bir anın farkındalığı vardır.
Yapay zekâ, insanların başka teknolojiler geliştirmek için kullandığı zihinsel emeğin bir bölümünü artık kendisi gerçekleştirebiliyor.
Bu, yapay zekânın potansiyel etkisini önceki teknolojilerden temelden farklı kılıyor.
Eşik 1 — Bilgiye anında erişim — GEÇİLDİ
Eşik 2 — Zihinsel üretimin ucuzlaması — GEÇİLDİ
Eşik 3 — Yapay zekânın karar süreçlerine katılması — GEÇİLDİ
Eşik 4 — Yapay zekânın bağımsız ve uzun süreli işler yürütmesi — ŞU SIRALAR GEÇMEYE BAŞLADIK
Eşik 5 — Yapay zekânın yenilik üretme mekanizmasını geliştirmesi — BEKLENİYOR
Bu kronoloji seni tatmin etmiyorsa şu tespitime kulak ver ve bundan kork:
Yapay zekânın en önemli eşiği, makinelerin insanlardan daha iyi düşünmeye başladığı an olmayabilir. Asıl eşik, makineler bunu gereksiz hâle getirdiği için insanların bazı bağımsız muhakeme becerilerini düzenli olarak kullanmayı bırakması olabilir. Tıpkı artık telefon numarası ezberlemediğin, harita okumayı öğrenmediğin gibi.
Ve evet, cevabım “Hayır, bu bir balon değil” ve son kertede öyle olduğunu düşünenler patlayacak.