Oyalamak...

Klasik müziği telefon bankacılığı sırasında beklerken deneyimlemek ondan haz etmek için iyi bir başlangıç noktası olamaz.

İçinde bulunduğumuz koşullar önerilene nasıl tepki vereceğimiz hususunda belirleyicidir.

Ve oyalamak, bir şeyler satmak için asla doğru bir strateji değildir.

Çok pratik

Sık sormamız gereken önemli sorulardan biri:

“Ne kadar pratik ediyorum?”

İyi baklava yapmanın mümkün olduğunu biliyoruz. Yine de kötü yapanlar çoğunlukta. Çünkü çok pratik yaygın bir davranış biçimi değildir.

Başla!

İş modeli, iş planı, iş tuvali, ağ, kaynak, kimlik, satış, pazarlama…

Hiçbiri başlamadan işe yaramaz.

Başlamaya ne kadar zaman harcıyorsun?

Ne kadar sık başlıyorsun?

Başlamak, her şeyden daha önemli bir pratiktir.

Bu akşam başla.

Şimdi.

İsmail Cem ile kısa söyleşi

Bugün Starbucks’ta çok pozitif, umut dolu genç İsmail Cem ile tanıştım.

-Ben: O İsmail Cem ile bir bağlantın var mı?

-İsmail: Yok, ama tesadüf kılıfına uymuş.

-Ben: Nasıl yani?

-İsmail: Bizim aile ful sol cenah.

-Ben: Hmm. Onun kadar başarılı olman dileğiyle…

-İsmail: İnşallah.

-Ben: O kadar da sol cenah değil ama (Gülüyor…).

-İsmail: Türkiye’nin komplikasyonları.

İsmail ekonomik sorunları nedeniyle Üniversite okuyamamış.

Ne denir ki, bahtı açık olsun.

İşler...

Çoğu zaman iş değil, işler kontrolden çıkar. Felaketin tanımı budur.

Mesela, 6 Şubat depremleri bu tarife uyan bir felaketler zinciridir. Depremin olasılığını yıllar öncesinden biliyorduk: Bize “Asrın felaketi”ni yaşatan depremin doğası değil, yüzyılın ihmaller zinciridir.

Bir problem çözülür. Birkaç problemin varlığı ise ayrıca bir ‘problem’ tanımıdır.

Kroniktir.

Kültüreldir.

Çoğuldur.

Kalitenin tanımı

Kalitenin bir çok tanımı vardır (Lüks, mükemmellik, dayanıklılık vd.).

Ama ‘kalite’ diğer tanımlamalar ve fiyatın aksine en çok ‘yarın’ ile ilgilidir. Kaliteyi yarın yaşanacaklar tanımlar. Bu bildiğiniz geleneksel kalite anlayışının mutlak olmadığını hatırlamanızı gerektirir.

Mesela Kodak’ı ele alalım. Bu dev en iyi film kalitesine odaklanıp, insanların cüce fiyatlara milyarlarca fotoğraf çekme arzusunu dikkate almadığı için battı.

Bu koşulda kalite ona servet harcamış Kodak’ı yarı yolda bıraktı.

Kalite yani niteliği çoğunlukla insanların sizden ne istediği belirler.

Ve hoşunuza gitmese de insanların gözü yarındadır.

Ucuz meselesi

Rakiplerinizden daha iyi olan bir ürünü rakiplerinizden daha ucuza satmak imkansızdır.

İyi ve ucuz bir araya gelmez. Mümkündür diyen yalan söyler.

Daha ucuz olanın peşinden koşmak üşengeç pazarlamacının huyudur.

Daha ucuz ise kısa vadeli bir stratejidir. Çünkü daha ucuzu konuşan sadakat kazanamaz. Bu mahallede birileri her zaman diğerinden daha ucuz olabilir.

Daha ucuz dibe doğru bir yarıştır. Hatta bedava bile uzun vadede kalıcı başarı için yeteri kadar ucuz olmayabilir.

Birileri hep daha ucuz olmanın yolunu bulacaktır.

Sen daha iyi olmayı dene.

Alternatifler

Pazarlamanın bir başka önemli tanımı da şudur: Pazarlama alternatifler üretecek kadar önemsemeyi öğretir.

Çünkü ancak o zaman tekdüze ve eski kendini yeniler. Bürokrasi köklenip budaklanmaz. Yolsuzluk olağan ve alelade işlerden olmaz.

Yeni gelenekler inşa etmek bir alternatifler arama pratiğidir.

Diri ve zinde kültürlerin, toplumların ve şirketlerin huyudur.

Pazarlama ile başlar.

Bu hafta alternatif bir hafta olsun.

Hayırlı haftalar.

Sistemler

Birçok bilinmezin ve kompleks etkileşim biçimlerinin hüküm sürdüğü bir Dünya’da yaşadığımız vaka. Kimse 2020’deki pandemi krizine hazır değildi. Ama üstesinden geldik.

Birlikte.

Birlik bir üslup benzerliğidir. Ve ancak güzel sistemler güzel birlikler oluşturabilir.

Hayatı kolaylaştıran sistemler inşa etmek bilinmezi ve karmaşık olanı optimize etmenin en güzel yoludur.

Hayırlı hafta sonları…

Doğru tasarım

Tasarım çok güçlü bir araçtır ve Pazarlama için hayatidir.

Çünkü tasarımın amacı pazarlamanın yapmak istedikleri ile çok ilintilidir: İyi tasarım, kullanıcının uzun vadeli ihtiyaçlarını ve arzularını dikkate alır.

Mesela, iyi tasarım NTV ve diğer benzer websiteleri gibi amaçsız bir tıklamalar silsilesi inşa etmez. Bunun yerine vaat edilen ile etkileşime geçirir ve karar verdirir. İyi tasarlanmış bir kapak kitap sattırır. Ancak kandırmaz. İyi tasarım kullanıcının daha sonra pişman olacağı bir eylem için onu teşvik etmez. İyi tasarım, iyi etik demektir.

Bu hafta Londra’dayım. Bu şehir birçok yönüyle yüzyıllardır iyi bir tasarım ve iyi bir etiğe ev sahipliği yapıyor ve öncülük ediyor.

Bugün yer altından gözlemlerim şöyle:

Edward Johnson’un Londra metrosu logosu ve Harry Beck’in metro haritası illüstrasyonu bir kültürel şok dalgası gibi Dünya’nın birçok yerini etkisi altına almıştır. Çok konuşulmuş ve uyarlanmıştır. Bu yayılma ve kalıcılık iyi tasarımın nasıl limitsiz ve bitmeyen bir pazarlamayı teşvik ettiğini gösteren harika bir örnektir.

İyi tasarım ve iyi pazarlama boşlukları doldurma yarışı değildir. İkisi de şu sorunun cevabını kovalar: “Kullanıcının ne yapmasını istiyorsunuz?”