Bağımsızlık

Bazen bağımsızlığımızdan bilerek feragat ederiz. Çünkü böylesi çok kolaydır. Sonuçlardan başkalarını sorumlu tutup suçlamak, sorumluluk almaktan daha konforludur.

Bağımsızlık bir seçimdir ve her seçim sorumlulukla gelir.

Özgürlük varsayılan bir ayar değildir. Mesuliyeti pratik edenlerin kazandığı bir haktır.

Bugün bağımsızsanız; sorumluluk sahibi olduğunuz içindir.

Kutlu olsun.

Boşluk

“Tabiat boşluk kabul etmez..” Orta Doğu kültürlerinde güçlü bir düsturdur.

Her yere nüfuz etmiştir.

Ancak aksi daha makbuldür.

Her boşluk doldurulacak diye bir kaide olmamalıdır.

Tabiat boş da hoştur.

Biraz boş bırakın.

BÜYÜK HARFLER

Kayıtlı kişilerden gelen e-postalara arada sırada baktığım oluyor.

Dün davet için gönderilmiş bir e-postada metnin önemli bir bölümü renkli, kelimelerin altı çizili ve içeriğin tamamı büyük harflerle yazılmıştı.

Okurken kafam karıştı. Mesajı ve neyin önemli olduğunu ilk bakışta anlayamadım. Efor harcamam gerekti.

Çünkü büyük harflerle yazmak okumayı kolaylaştırmaz, zorlaştırır.

İşin içine çizgiler ve renkler katmak ise metnini tamamen öldürür.

Bunu kaçıncı keredir deniyorsun, bilmiyorum. Ama yine işe yaramadı. Yarın da işe yaramayacak. Sadece senin için değil, uçak içi uyarılar için de işe yaramamıştı. Sonunda büyük harfleri kullanmaktan vazgeçtiler.

Sen de vazgeç. LÜTFEN (Bak ne kadar çirkin oldu).

Önemsiyoruz

Nasıl daha iyisini yapabiliriz ve neden?

İki eksenli harika bir Pazarlama diyagramıdır.

Grafik pozitif yönde aktıkça önemsemenin önemi artar.

Aynı cevaplı iki soru gibi çalışır.

Çünkü ancak önemsemeyi yani sorumluluk alıp, eli taşın altına koymayı göze alırsak değiştirebiliriz.

Nasıl daha iyisini yaparız?

Önemseyerek.

Neden daha iyisini istiyoruz?

Çünkü önemsiyoruz.

Korkunun hükmü

Gösteriş, mutluluk, heyecan ve diğerleri…

Pazarlama için hiçbiri korku kadar etkili değildir.

Kitleler, halk veya toplum adına ne derseniz; korkmak için fırsat kovalar.

Korkup aksiyon almak için heyecanla bekler. Bu hal geyikle aslan arasında ve geri kalan tüm hayvan aleminde hakimdir.

Çünkü korku, hayatta kalmanın harika bir yoludur.

Öğretilmemiştir. Güçlü türlerin standart donanımında vardır.

Kork!

Hareket geç.

Gecikme.

Geride kalma.

Hayatta kal.

Satın al.

Her günün pazarlamasıdır.

Konuşmadan önce

“Konuşmayı planladığınız kişi sizi dinlemeye hazır mı?”

Basit bir sorudur.

Ama sıklıkla gözden kaçırılır.

Bu nedenle konuşman ve tüm çaban başarısız olur.

Çünkü Pazarlama, sen konuşmaya başlamadan çok önce faaliyettedir.

Pazarlama; önce dinlemeye hazırlar.

Kusurlu konuşman belki son aşamadır.

Mona Lisa'nın sırrı

Manşet şöyle:

“Mona Lisa tablosunun sırrı çözüldü?”

Bu ifade ürünün gizem içerdiğini dikte eder.

Çünkü ancak aklın erişemediği, açıklanamayan veya çözülemeyen bir sır bu kadar pahalı, değerli ve önemli olabilir.

Haberin içeriğinde tabi ki, cevap yok.

Tabi ki, bu manşet bir tık tuzağı.

Ama olsun…

Öykü yola devam eder.

Pazarlama çalışır.

Artık bir dahaki sefere.

Senin pazarın kim?

Birçok pazar vardır. Belki yüzbinlercesi.

Kurban Pazarı bunlardan sadece biridir. Senin veya diğerinin pazarı olmayabilir ama milyonlar için geçerlidir. Ürünü ve pratiğiyle asırlardır canlıdır.

Çünkü öyküsü hala revaçtadır.

Sence Mc Donald’s’ın veya Apple’ın öyküsü 1.400 yıl sonra hatırlanacak mı?

Peki ya senin öykün?

Gittiğinde seni kim özleyecek?

Kim hatırlayacak?

Senin pazarın kim?

Ve neden?

Bu sorulara cevabın; bugün nasıl bir Pazarlama yaptığının yanıtı olacaktır.

Mutlu bayramlar.

Adlandırma

Adlandırma/sınıflandırma pazarlamanın kilit noktasıdır. Bu sadece markalama ile ilgili değildir.

Evet, Luppo çok kötü bir isimdir ama Arçelik de öyle. Arçelik’in; maskotu, logosu, mesajı ve mağazası doğru adlandırılmamıştır.

Ülkemizin birçok iş modelinde olduğu gibi sorun sadece “Öz” veya “Hakiki” ön ekiyle ortaya konulan o aşina olduğumuz boş vermişlik meselesi değildir.

“Biz bu konuda iyi değiliz, o zaman bu konu önemsiz!” çıkışı ile bağlantılıdır.

Potansiyeli heba eden bir vurdumduymazlıktır.

Zaman pahalıdır

“Geç olsun da güç olmasın…” konuyu zorlamış bir atasözüdür.

Geç olan güç olur ve “Hiçbir zaman geç değildir!” çıkışı bir enayi avuntusudur.

Geç, zamanın enflasyonudur.

Ve hataya düşme: Zaman erkenken bile çok pahalıdır.