İyilik

İyilik, bir dostunuz veya iş arkadaşınızdan sizin için bir şey yapmasını istemenizdir.

Kırmızı kart gibidir. Yalnız bir sefer kullanılır.

Ve işe yarasa da yaramasa da borçlandırır. Bir sadakat değiş tokuşudur.

Pazarlama için bir iyilik, gerçek bir iyilik, birçok promosyonun ve kampanyanın önüne geçebilir. İyi düşün.

Erişim

Mesaj kutumda tanımadığım birçok insanın bayram tebriği var. Erişim seçkin bir konsepttir: İhlal söz konusu ise tebrik bile rahatsız eder. Rahatsızlık bir tarafa fonksiyonellik ve etkinlik de çöp olur.

Dün gece eşimin posta kutusunda okunmamış ~2.000 mesaj olduğunu fark ettim. %90’ı spam olan bu posta kutusu artık büyük ölçüde işlevsizdir.

Yazılım ve İnternet için önümüzdeki on yılın çözülmesi gereken problemler listesinde işlevini yitirecek bu araçların yine erişime saygılı muadilleri ile yenilenmesi olacaktır.

Mutlu Bayramlar.

Umarım bu ileti mesaj kutunuza izinsiz ulaşmamıştır.

Zayıflık

Dune: Part Two’nun belki en can alıcı diyaloğunda imparator Paul’a şöyle cevap verir:

“- Onu neden öldürdüğümü biliyor musun? Çünkü o, kalbin kurallarına inanan bir adamdı. Ancak kalp, yönetmek için yaratılmamıştır. Başka bir deyişle, baban zayıf bir adamdı.”

Bu tespite katılamıyorum ama karşı da çıkamıyorum.

Ne dersin?

Mızmızı bırak

Çok mızmızlanan bir toplum olduğumuzu düşünüyorum. Evet, sorunlarımız var ama sorunlara çıkan basamakları da kendimiz inşa ediyoruz. Tamam, belki sen farklısın, belki sen bugünü öngördün ancak unutma; muhalif olanın varlık sebeplerinden biri de sensin. Her neyse, bu ihtilafı güçlü bir tartışma. Bunu Saridje Blog’ta pek yapmıyoruz. Ama sık yaptığımız şey şu: Problemleri ve kavramları sınıflandırmak.

Dün bir arkadaşım: “Abi limitleri kaldıracaksın, insanları eğiteceksin!” dedi. Hatalı. Çünkü limitler olağan gündelik kısıtlar gibi değildir. Geçilince yüksek tehlike arz eder.

Dünkü motosikletli meselesini tekrar ele alalım: Yayayı ezdi çünkü limitleri aştı. Yaya ezildi çünkü kısıtların önüne geçti. “Burada yüzülmez!” yazısını düşün. Bu yazı bir kısıttır. Onu geçip suya girdikten sonra ise olay biter: Limiti aşmış olursun.

Biz kısıtları sık tahrik eden, ancak limitlerden de pek anlamayan bir milletiz. Aştığımızda da “Ah, bu nasıl oldu ki?” diye hayret eder, koşullardan mızmızlanmaya başlarız.

Değişmeliyiz.

Etik ve kural

Bugün bir motosikletlinin yayaların arasına dalıp bir kadını ezdiği videoyu izledim.

Evet, dalıp ve evet, kasıtla.

Ülkemiz etik ve kurallar arasında yerini bulamayan kötü yetiştirilmiş bir ergen gibi davranıyor. Neredeyse her kırılma noktasında böyleyiz. Çok acayip.

Yayaların geçiş hakkı olmadığı halde yola girmeleri bir kural dışılıktır.

Motosikletlinin yaptığı ise etik dışıdır.

İkisi arasındaki fark şudur:

Kurallar daha etkin ve kullanışlı bir sosyal inşa etmek için ortaya konulur. Etik ise doğru olanı yapmak, iyi tarafta durmak ve insani değerler hakkında pratik etmek ile ilgilidir.

Adına forsmajör veya jargonunuz neyi uygun görüyorsa onu deyin ama etiğe ters düşen her kuralı geçersiz sayın ve askıya alın.

Tekrar: Videodaki yayalar kural dışı, motorcu etik dışıdır.

Birincisi uygun bir dille uyarılıp, cezalandırılır.

İkincisi dışlanmalı ve ciddiyetle ayıplanmalıdır. Her fırsatta.

Yoksa bu zorbalığın önünü alamazsınız.

Olağanüstü durum

Pazarlama eforu ve işin doğası bazen çok farklı kulvarlarda akabilir. Pazarlamanın hayalperest bir tutumla gerçeklerden kopmuş gibi düşündüğü zannedilebilir. Bu iş planı için artık 1+1’in 2 yapmadığı olağanüstü durumlarda olağandır.

Ancak Pazarlama -iş modelinin çökmüş olmasında kusurlu olsa bile- 1+1=2 ile ilgili değildir.

Sıradan olanla muhattap olamaz. O diğer departmanların işidir.

Aşamalar

Pazarlamanın aşamaları:

-Araştır

-Konumlan

-Öykü inşa et

-Problem çöz

-Biraz daha öykü inşa et

-Söz ver ve tut

…Öykü

-Söz ver ve tut

-Dikkat çek

-Problem çöz

-Dikkat çek

-Dikkat çek

-Öykü…

Organizasyon kurmak onu büyütmek, rivayeti yaymak, gurur verici işler yapmak - bunlar mühendislik problemleri değildir. Pazarlama problemleridir. Pazarlama ise bir sanattır.

Zorbalık

Zorbalık/kabadayılık hırsızlıktan çok daha büyük bir suçtur. Verimliliği, huzuru ve zamanı çalar.

Bugün geldiğimiz noktada etik olarak bu şekilde yetiştirdiğimiz nesillerden ülkece yaka silkiyoruz.

Aynı şekilde devam eder miyiz?

Seviye

Niye Fenerbahçeli olduğumu bilmiyorum. Sportif, atletik ve etik başarıları olduğu için bir Roger Federer fanıyım. Aynısını bu takım veya herhangi bir futbol takımı için söyleyebileceğimi zannetmiyorum. Tutkumuz biraz kültürel ve büyük ölçüde satın aldığımız öykülerle alakalı.

Dün gece ise şunu gördük: Futbol dünyanın birçok yerinde olduğu gibi burada da çok düşük seviyeden yönetilen bir spor. Ali Koç, -ki Koç Ailesi bu ülkenin Rockefeller’i sayılabilir- olması gereken seviyenin çok altında duruyor. Bu bir sınıf meselesi değil, bana proletarya romantizmi yapmayın. Bir gerekliliktir. Önemlidir.

The Social Network’te Mark Zuckerberg’in fikirlerini arakladığı Taylor kardeşler Mark’a nasıl karışılık vereceklerine dair aralarında şöyle bir münakaşa yaşarlar:

TYLER: Gazetelere bilgi geçmemiz lazım, insanların bilmesi lazım…

CAMERON: Neyi?

TYLER: İhtilafta olduğumuzu.

CAMERON: Crimson’da (Harvard) bıçaklı bir kavga -mecazen- başlatmıyoruz ve kimseye dava açmıyoruz.

DIVYA: Neden olmasın? Anlamıyorum, neden olmasın?

CAMERON: Çünkü biz Harvard’ın centilmenleriyiz. Burası Harvard. Hikayeler uydurmazsın ve insanlara dava açmazsın.

Önce bu öğrencinin parçası olduğu okul kültürüne karşı gösterdiği yaklaşıma, sonra Fenerbahçe’nin başkanlarına bakın…

Onların adına biz utandık.

İyi fikir

Her iyi fikir kesin iyi pazarlanır diye bir kaide yoktur. Bazen çok kötü fikirler çok iyi pazarlanırlar (The Pet Rock, Quibi gibi).

Mantıklı olan bizi heyecanlandırır ve paraf beklenti herkesin bu fikre adapte olacağı üzerine inşa edilir.

Kusurludur. Çünkü pazarlamanın yakıtı duygulardan oluşur. Hala bugüne bugün hiçbir özel Pazarlama kampanyası Noel’lerin oluşturduğu ekonomik hacime ulaşamamıştır (Benzer şekilde sevgililer, anneler ve Super Bowl).

Mantıklıysa bir puan. Şimdi, “Sizi nasıl ağlatır veya güldürebiliriz?” dokuz puandır.