8372
Batı’nın idam cezasını kaldırmaya yönelik sarfettiği çabanın arkasında çok basit bir mantık vardır. Bu mantığı Ides of March’ta geçen bir diyalogu alıntılayarak özetleyeyim:
Sunucu: Siz ölüm cezasına karşınız?
Başkan adayı: Evet. Toplum olarak kim olduğumuz hakkında çok şey söyler.
Sunucu: Farz edelim ki, söz konusu sizin eşiniz… Başkan adayı: Öldürülse ne yapardım..? Sunucu: Kişisel olunca karmaşıklaşıyor değil mi? Başkan adayı: Tabi… Şöyle ki, katile ulaşabilseydim onu öldürürdüm. Sunucu: Demek ki siz bile Sn. Vali… Siz bile infazı onaylardınız. Başkan adayı: Hayır. Seve seve hapis cezasına katlanacağım bir suç işlerdim. Sunucu: Peki neden topluma bu izni vermiyoruz? Başkan adayı: Çünkü toplum bireyden daha iyi olmalıdır.
Toplum bireyden daha iyi olmalıdır. Toplum vicdanı bireyden daha iyi olamadığı zamanlarda soykırımlar, savaşlar ve zulümler yaşanır.
8372 sadece bir rakam değildir. Toplumun bireyden daha iyi olmayı tercih etmediği karanlık zamanları hatırlatan bir simgedir. Tıpkı Nazi Almanyası’nda, Kongo’da, Çeçenistan’da, Kırım’da yaşananlar gibi. Bugün Rohingya’da yaşanmakta olanlar gibi.