top of page

Teşekkürler!

SARIDJE

Bilin, inanmayın

May 30, 2019
1 min read

IQ sınırlarını zorlayan zekasıyla Gustav Jung meşhur röportajında gazeteciyle şöyle bir diyaloga girer:


Gazeteci: Çocukluğunuzda Tanrıya inanır mıydınız?

Jung: Oh tabi ki...

Gazeteci: Peki şimdi inanıyor musunuz?

Jung: Şimdi... Cevaplaması zor. Biliyorum. İnanmama gerek yok, biliyorum.


İnsanlar inanmak ve bilmek arasında bazen derin, bazen de çok ince bir çizgide gidip gelirler. Bazen inanmaktan başka seçeneğimiz yoktur. Tıpkı çocuk Jung gibi. Ta ki, bilimin bize öğrettiği gözlem ve deneyi çalıştırana kadar. Bu noktadan sonra artık inanmaya ihtiyacımız kalmıyor çünkü bilmeye başlıyoruz. Nelere inandığınız ve neleri bildiğinizi beyninizde sortlayın yani ayırın. Özetle; inanmanız gereken şeyleri (ölçemediklerinizi) bilmeye çalışmayın, bilmeniz gereken şeylere de (ölçebildiklerinize) inanmayın.

 
 
 
Gerçek olması

Çocuğunuza karşı duyduğunuz sevgiyi karşı konulmaz yapan birçok sebep vardır. En belirgini, mutlaka onun saf, hilesiz ve gerçek olmasıdır. Bir müddet... Sonra rol başlar; hepimiz için böyle olmuştur.

 
 
 
Ürün yerlerde

Evet, artık dakikalar içinde inşa edip günler içinde mükemmelleştirebiliyoruz. Geriye ne kalıyor? Pazarlama. Ah pazarlama ah... İnsandan insana; başka yolu da çözümü de yok. Yapay Zekâ, benim size yıl

 
 
 
Rastgele mi?

Geçen kontrol hakkında konuştum. Bugün çok ilginç bir hadise yaşandı. Anlatacağım... Öncelikle kontrol, hem inancın bize dayattığı bir beklenti hem de komplo gibi konseptlerin düşünce biçimimize verdi

 
 
 

Comments


Commenting on this post isn't available anymore. Contact the site owner for more info.
bottom of page