top of page

Teşekkürler!

SARIDJE

Küllerinden yeniden

  • May 7, 2025
  • 1 min read

Birkaç gün önce yıkım üzerine yazdım. Distopya iyi bir şey değildir. Ve nihayetinde, aklı başında her tepki “E yani…” ile başlar. Bu gayet olağandır; çünkü olumsuzluğa boyun eğmek, eylemsizlik doğurur.


Benim sözünü ettiğim yıkım ise kaçınılmazdır. Ama çözümsüz değildir. O gün Blog'da bu yazıyı Anka kuşuna referansla paylaşmıştım. Küllerimizden doğabiliriz ancak bu ciddi bir zaman alacaktır. Sorunu doğru tespit etmek, çoğu zaman tedaviden daha kritik bir aşamadır. Neyle karşı karşıya olduğumuzu bilmek çok önemlidir.


Türkiye'de Siyasal İslam kendi hikâyesini tüketti. Ve inan ki, bu eşi benzeri görülmemiş bir tükeniştir. Bu neden önemli? Çünkü bu ülkenin son otuz yıldaki öncü anlatısı buydu. Atatürk etrafında şekillenen seküler hikâye ise, ne yazık ki çok geride kaldı.


Eğer Türkiye küllerinden yeniden doğacaksa -ki muhakkak doğacak- bunu ancak yeni bir hikâyeyle gerçekleştirebilir.

 
 
 
Küçük beyinler

Bundan on yıl önce Türkiye, bu topraklarda yaşayan milletlerin yüzyıllardır geliştirdiği kültürün gereğini yerine getirdi ve yine bir askerî darbe üretti. O gün öğleden sonra Katar'daki iş seyahatinde

 
 
 
Olasılıklar denizi

Un ve suyla yapabileceklerimiz bize sadece kadim bilginin nasıl şekillendiğini ve arkasındaki gizemi değil, olasılıkların sınırsızlığını da öğretir. Burada kadim bilgiden kasıt, "İlk kim 'Hadi şu tavu

 
 
 
Düşün konuş

Düşünce, cümleden hızlıdır. Benim yazı stilim de bu gerçeğe teslim olmuştur. Kısa yazar, hızlı konuşurum. Bazen ikisi de pervasızlık veya ego olarak okunabilir. İkisine de eğilimim yoktur. Derdim zama

 
 
 

Comments


bottom of page