top of page

Teşekkürler!

SARIDJE

Krema gerçeği

  • Apr 29
  • 1 min read

Kahvenin çaya baskın geldiği bir kültürde büyüdüm. Hep Abraham Lincoln’ün meşhur ifadesindeki: “Eğer bu kahveyse bana bir çay getir; yok eğer bu çaysa bana lütfen kahve getir.” düsturuyla yaşadım...


Bundan yaklaşık 14 yıl önce sigarayı bıraktığım günden bugüne, kahveyle olan ilişkim daha da güçlendi. Dünyanın birçok yerini gezdim ve pek çok yerde kahveyi deneyimledim.


Bugün ise bir bilgiyle bir yaşıma daha girdim: Espresso’nun üzerinde oluşan o altınsı kremanın aslında kahvenin tadını bozduğunu öğrendim.


Espressodaki acılık ve burukluk (astringency) hissini artıran; yüksek oranda CO₂ gazı, oksitlenmiş yağlar ve ince partiküller içeren kahve kremasıymış.


Günde en az iki espresso tüketen biri olarak denedim: Gerçekten öyle.


Peki neden bunu hiç duymadık ya da hâlâ görsel dünyamızın içinde?


Çünkü güzel.


Çünkü görsel olarak tazeliği, ustalığı ve espressonun o ikonik, asırlık imzasını temsil ediyor.


Şimdi size pazarlamanın neden işe yaradığını bu kahve gerçeğiyle tekrar hatırlatayım:


Ambalaj, görsel medya, indikatör, koku ya da ürünle ilintili gerçekte var olmayan herhangi bir şey:


İŞE YARAR!


Nokta.


Göz ardı etme.


Not: Evet, kremasız daha lezzetli. Ama ben kremalı içmeye devam edeceğim.

 
 
 
Küçük beyinler

Bundan on yıl önce Türkiye, bu topraklarda yaşayan milletlerin yüzyıllardır geliştirdiği kültürün gereğini yerine getirdi ve yine bir askerî darbe üretti. O gün öğleden sonra Katar'daki iş seyahatinde

 
 
 
Olasılıklar denizi

Un ve suyla yapabileceklerimiz bize sadece kadim bilginin nasıl şekillendiğini ve arkasındaki gizemi değil, olasılıkların sınırsızlığını da öğretir. Burada kadim bilgiden kasıt, "İlk kim 'Hadi şu tavu

 
 
 
Düşün konuş

Düşünce, cümleden hızlıdır. Benim yazı stilim de bu gerçeğe teslim olmuştur. Kısa yazar, hızlı konuşurum. Bazen ikisi de pervasızlık veya ego olarak okunabilir. İkisine de eğilimim yoktur. Derdim zama

 
 
 

Comments


bottom of page