Büyük veri

İnternet sahipsiz bir mecra. Buradaki data/verinin istila ettiği yaşamları ise birçok kişi tartıştı, kitaplar yazıldı.*

Artık veri satın almak, onu işlemek çocuk oyuncağı. Bu davranışların demografi atlası neredeyse herkesin emrine amade.

Algoritmadan size ulaşanlar cümlelerine sizi ne kadar çok önemsedikleri veya sizi nasıl iyi tanıdıkları safsataları ile başlıyorlar. Çünkü evet, algoritma çalışıyor ve senin ilgini çeken içerikler üretiyor. Ancak seninle ilgili içerik üretmiyor. Çünkü seni tanımıyor. Tanıdığını varsayıyor. Bu nedenle inşa ettiği etkileşimler kalıcı olmuyor.

Nasıl daha iyi olabilir?

*1- Big Data, Brian Clegg 2- Öngörülemeyenler, Akan Abdula.

Oyun üzerine

Her şey bir oyundan ibarettir. Ve neredeyse her zaman bir oyun döndüğünün farkında olmayanlar en çok aldatılanlar olur. Bu kayıplarında onları hep bir oyun döndüğünü farz edip oyunun kurallarından bihaber olan komplocular takip eder.

Çünkü her oyun doğası gereği keskin en az bir veya birçok kural ile çalışır. Ve neredeyse hiçbiri çözülemeyecek kadar esrarengiz değildir.

Eğer bir oyun içindeysen veya kurduysan sana birkaç tavsiye:

Birisi elinden önemli bir parçayı aldığında veya gasp ettiğinde artık oynayamam tuzağına düşme. Devam et. Evet, araçlar önemlidir ama tecrübe de öyle.

Birisi amacın sadece mümkün oldukça çok kazanmak olduğuna ikna etmeye çalışırsa; kanma. Bu kişilerin hayal güçleri zayıftır. Her oyunu alternatifler yaşatır.

Hile yapma. Çünkü hile yarışmak istemeyenlerin aracıdır. Her oyun nihayetinde bu kişileri saf dışı bırakır.

Ve son olarak; oyunu değiştiremezsin ama öyküyü değiştirebilirsin.

Bol şans.

Esaslı bitirme

İngiltere’de bir elektrik servis sağlayıcısı tamir için ekip gönderdiğinde evde meraklı bir çocukla uğraşmak zorunda kalır. İş bittikten sonra şöyle bir hizmet iade faturası kesilir:

1- Parçaların ölçümü - £1.5

2- Prizleri saymak ve üstüne biraz ekleme yapmak :) - £1.5

3- Yemek hizmeti, lezzetli kurabiyeler - £1.5

4- Muazzam gönüllülük- £1.5

5- Kalite kontrol, çok soru sormak :) - £9

Toplam: £15 hesabınıza iade edilmiştir.

Pazarlama bitmez, terkedilir. Hangi aşamada terk ettiğin ise çok önemlidir. Çünkü bitirmek, söz konusu pazarlamaysa başlamaktan daha önemlidir.

Sıfır noktası

Beynin sana yalan söyler. Bu yüzden plasebo çalışır ve öyküler gerçeklerin önüne geçebilir.

Etrafında neredeyse kimse “Bugün X kişiye vicdansız ve narsist davranacağım!” diye uyanmaz. Hepimizin kendimize anlattığımız bir hikaye; onu beslemiş tecrübeler ve yarattığı, talep ettiği aciller vardır. Ve neredeyse hiçbirimiz sebepsiz ve mantıksız değilizdir. Öykülerimiz öyledir.

Öyküleri değiştirmek, güncellemek ise zor meseledir. Başlangıç şartı Dünya’ya öyküsüz bakabilme kabiliyetindendir.

Pazarlamanın sıfır noktası budur.

Haklının çıkmazı

Haklı olman insanların seni dinleyeceği anlamına gelmez. Evet, bu moral bozar. Ancak…

Haklılığını daha çok araştırma, çok çalışma ve istikrarla kanıtla. Haklı biri olarak bize emin olmayan birinin alçakgönüllülüğü ile gerçeğin farkında olan birinin sükunetiyle yaklaş. Sonunda kuvvetle muhtemel ikna olacağız.

Ve nihayetinde haklılığın tescillenirse bunu yüzümüze vurma. Bu karizmadır. Ortak kanaatin aksine ise karizma seni lider yapmaz, liderlik edebilmek kabiliyeti seni karizmatik yapar.

İyimser teslimat

Boston’da bir gıda işleme firmasının lobisinde şu yazıyı okumuştum:

“Hazır olduğu için değil, vadesi geldiği için gönderiliyor.”

İyimser olmak iyi bir fikirmiş gibi gelir ama konu teslimatsa tam tersidir. Elverişli olan değil mümkün olan vaad edilmelidir.

Zaman söz konusu olduğunda iyimser davranmak seni aksine kötü biri yapar.

Satışın döngüsü

Satışı arttırmanın en kolay ve en ucuz yolunun müşterileri ısrarla aramak olduğu öğretildi. Hatalıdır. Çünkü ısrar bazen işe yarayan ağrı kesici gibidir. Geçicidir.

Satış ise zor, kişisel ve uzun soluklu bir prosestir. Eğer görevini askıya almış veya tamamlamış bir pazarlama söz konusuysa -ki genelde böyledir- satış tek başınadır.

Peki satışı başarıya götürecek anahtar bileşen nedir?

Güven.

Peki güven nasıl inşa edilir?

İnsanlar ne yaptığınızı izler. Bazen sesi kısık bir TV’ye odaklanan başıboş izleyici gibi titizlikle ipuçlarının peşinden koşar. Dinler. Değerlendirir. Vazgeçer, tekrar şans verir.

Sen ise vardiğin sözü ne pahasına olursa olsun tutarsın. Kazandıran fırsatları kovalarsın. Haklı çıkarsın.

Ve tekrar en baştan…

Ve bu döngüyü ne kadar çok ve iyi pratik edersen o kadar çok satarsın. Çok arayarak değil.

Bulaşıcı

Kalp krizinden ölme ihtimalin 6’da 1, araba kazasında 106’da 1, yaya geçidinde 543’te 1, yangında 1547’de 1’dir.* Yani ölmenin çok olağan olduğu bir gerçeklikte yaşıyoruz. Bu durumda bilerek ölümü tercih etmek ise normal değildir.

ABD, Harvard’ta yapılan bir araştırma obezitenin/şişmanlığın bulaşıcı olduğunu göstermiştir. Yani arkadaşın obezse senin de obez olma ihtimalin ikiye katlanır.

İntihara götüren tercihler ve ruh hali de aynı şekilde bulaşıcıdır.

“Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim!” hafife almamamız gereken bir tembihtir.

Evet, ölüm olağandır ama bu kadar ucuz olmamalıdır.

Bu ayıp hepimizin. Yazık.

*ABD, National Center for Health Statictics- Mortality Data for 2019

Belirsizlik

Belirsizlik ve risk arasında benzerlik, ilinti yoktur.

Risk olası kayıp ve kazançları listeler. İyi veya kötü her risk bir kararın neticesidir.

Belirsizlik ise kararsızlığın beslediği bir Araf durumudur.

Hiçbir girişim belirsizlik ikliminde yaşayamaz, büyüyemez.

Belirsizlik bilgisizliğin ve etkinsizliğin ürünüdür. Sonuçları kaçınılmaz yıkımdır.

Yanlı çözüm

Çözüm konusunda uzlaşamadığımızda problemi örtbas etmeye çalışırız.

Mesela “İklim değişikliği” bu tip problemlerden biridir.

“Evet, küre ısınıyor ama sorumlusu Hamburger değil!” izole bir önermedir.

Problemlerin temel özelliği ise görmezden geldikçe büyüyor olmalarıdır.

Yüzleşmek cömert ve fedakar bir tutum gerektirir. Nadirdir.