Bırak pazarlama işini yapsın
- May 2, 2021
- 1 min read
Neye inandığınızı kale almadan her şey sebepler ile şekillenir ve bu sebeplerin neredeyse tamamı ölçülebilirdir.
Sadece yeterli miktarda merak ve doğru bilim işi görecektir.
İnsanların sebepleri anlaması, ölçmesi ve hasat etmesi gelişim getirmiştir. Aksi yönde her uygulama ise isyan, direniş ve kaçınılmaz fiyasko demektir.
Mesela ABD'de 13 yıl süren* alkol yasağı daha çok suç, yıkım ve alkol tüketimi ile sonuçlanmıştır.
Çünkü halka pazarlanan sebepler her ne kadar rasyonel çıktılar önerse de hakim retorik dine ve bağlı olarak kliseye aittir.
Ve sorun çoğu zaman ürünün zararı veya faydası değil tüketenin öyküden ne anladığıdır. Terbiye eden ne kadar irrasyonelse inat o kadar törpülenir ve takip eden süreç çirkinleşir.
Emniyet kemerini ele alalım. Her açıdan doğru geliştirilmiş ve inanılmaz faydalı olan bu ürün bedavadır. Ancak Türkiye’de ön koltuk emniyet kemeri kullanım oranı yalnızca %25,2’dir.
Aynı ürünün ABD’de kullanım oranı %90 seviyelerindedir. Ve hataya düşmeyin, bunun nedeni ABD'de yasakların daha keskin olması değil anlatımın zamana yayılmış ve doğru uygulanmış olmasıdır.
İki pazarı tüketim noktasında birbirinden ayıran eğitim seviyesidir.
Evet, alkol zararlıdır ve şeker de öyle. Ancak ikisi de açık birer tercihtir. Tercihleri terbiye etmek ise yasağın değil pazarlamanın konusudur.
Sizce Matthew McConaughey'in pazarladığı şık viski şişesinin karşısında göbeği gömleğinden taşan yasakçı bir bürokratın şansı ne olabilir?
Daha az alkol kullanımına bağlı olarak daha az suç, daha az trafik kazaları ve daha az aile içi şiddet mi istiyorsun?
Değişim mi istiyorsun? Konuş, anlat ve bırak pazarlama işini yapsın.
Ve unutma elinde asa önünde kızıl deniz yok.
*1920-1933 yılları arasında.
Comments