Equilibrium
Gün içinde şu anda 2,5 yaşındaki oğlumla zaman geçirirken yaşadığımız dengesizlikler üzerine uzun zamandır düşünüyorum. Geçen gün Piaget’nin “dengeleme” kavramı ile tanıştım. İngilizce kökeni equilibrium’dan gelen bu psikolojik yaklaşıma kavramsal olarak uzak değilim. Yine yapay zekânın değer eğrisinde yarattığı dengesizliği hatırı sayılır bir müddettir düşünen biri olarak olası senaryolar üzerinde çalışıyorum. Önce şu dengeleme kavramını bir temize çekelim:
İnsan olarak karşılaştığımız her şeyi anlamlandırmaya ihtiyaç duyarız; dünyayı anlamak, onun içinde var olabilmek için şarttır. Piaget’nin “dengeleme” (equilibration) kavramı tam burada devreye girer.
Bir çocuk, kafasındaki mevcut şemalara uymayan bir bilgiyle karşılaştığında dengesi bozulur. Bu rahatsız edici bir durumdur; çocuk onu düzeltmek ister. Bunu üç yoldan biriyle yapar: yeni bilgiyi görmezden gelir, onu zaten sahip olduğu bir şemaya sığdırır (özümseme) ya da şemasını yeni bilgiye göre değiştirir (uyum sağlama).
Üçü de çocuğu yeniden dengeye getirir. Ama gelen bilgiye bağlı olarak bu denge çoğu zaman kalıcı olmaz.
Bundan sonrası biraz komplekstir ve bu yazının konusu değildir. AI karşısında yetişkinler olarak birer çocuğuz ve çoğumuz bu yeni bilgiyi şu anda görmezden geliyoruz. Bu dengesizlik ciddi bir maliyetle gelecektir. Yarın olası gerçek sonuçları üzerine konuşacağız.
Hayırlı haftalar.