Her şey kültürdür
Yıllar önce “Lüks Bir Kültürdür”ü yazdım. Şu sıralar tam gaz yokuş aşağı almış Nike’ın işe bakış açısını eleştirirken Rolex’e iltifat ediyordum.
6 yıl önce, 6 yıl “yıllar önce” sınıfına girmezdi. Covid’den sonra sıkıştırılmış dosya gibi yaşadık. Çok şey gördük ve ciddi anlamda sosyal olarak değiştik. Bana göre bu 6 yılda yaşadığımız değişimin tohumları 2008’lerde atıldı. Aynı müreffeh 90’lar Amerikası’nın tohumlarının Reagan döneminde atılması gibi düşünün. Köklü bir dijital değişim, globalizasyonun iliklerimize işlemesi ve Gen Z’nin içtimai hayata atılımı bu 10 yılda oldu. Bu nedenle evet, “Lüks Bir Kültürdür” göreli olan bu uzay zamanda yıllar önce kaleme alındı.
Bu yıllar bana kültürün önemini daha da iyi öğretti.
Kültür inançtan çok daha güçlü bir değişken ve kesinlikle daha belirleyici.
Cem Yılmaz’ın “fakir Milano’ya gider, ayakkabı tabanlığı bakar” metaforu yine kültürle ilgilidir ve nokta atışıdır. Maalesef fakir bir kültürde büyüdüyseniz asla zengin olamazsınız. Eğer kültürünüz size insan olmayı öğretmediyse hiçbir eğitim ve din öğretisi sizi insan yapamaz.
Şu anda dünya bir kültürler savaşı yaşıyor.
Umarım ki doğru taraf galip çıksın.