Öngörü

iPhone ile ilgili kayda değer pazarlamacılar, teknoloji guruları ve önemli yöneticilerin yaptıkları hatalı öngörüleri bir kitaba sığdıramazsınız.

Bu bir mübalağa değildir. Gerçektir.

Konuştukları zaman, konum ve perspektiflerini derlediğinizde ise hepsinin bir bakıma anlaşılır ve haklı kaygıları olduğunu görürsünüz.

Yanıldılar çünkü tahminlerinde spesifiktiler.

Tahminde özellikli olmak ise beni korkutmaz.

Korkutan yıldız falı ve benzeri uhrevi kehanetlerin tahmin için kullandıkları genelliliktir:

“Bu hafta yeni bir başlangıç yapıp, bazı kapıları kapatacaksın…”

Yani, çok mümkün.

“Dünya bir felaket ile yerle bir olacak…” Oldu da, bilmediğimiz, beklemediğimiz bir şey değil.

Bir işin ilerisini kestirme bilgi ve tecrübenin işidir.

Bu araçları kullanarak yaptığın samimi ve spesifik tahminler tutmayabilir.

Yüzünün kızarmasına gerek yoktur. Bırak, o falcılara kalsın.

Atalet

İran’a son ziyaretim 4 yıl önceydi. Gözlemlediğim, not düştüğüm kadarıyla dünden bugüne hiçbir şey değişmemiş.

Bu ülke bazı yönleriyle 70’leri bazı yönleriyle de hala 90’ları yaşıyor. Bugünden elinde çok fazla bir şey yok.

Etrafımızda zamanın değiştirdiklerinden yakınan çok insan var.

Bu nostaljiklerin fark etmediği değişimin daha iyi ve farklı olanın etrafında örgütlendiğidir.

Bu ise yer değiştirmek değildir. Sevdiklerinle mailleşmek veya FaceTime hoşuna gitmiyorsa hala mektup yazabilirsin. Elini tutan yok.

Seçim şansım olduğunda hiç Zoom’dan yana olmadım. Çünkü bir video konferansın yüz yüze iletişimin yerini alma iddiasında olmadığını biliyorum.

Seçim yaptığımız şey statüko/süredurum ile hareket arasındadır.

Hareket ile birlikte gelen farklılığı, değişim ve gelişimi eylemsizlikle karıştırma.

O insanı öldürür.

"O daha iyi"

“O daha iyi…” sık duyarsın.

Ve hep daya iyisi vardır.

Bazen daha iyinin problemi varlığı değil hep kıt tarafta olmasıdır.

Bu ise bir bakıma bir adil dağılım ve fırsatların eşitliği problemidir*.

Ve evet, zor bir problemdir.

Çünkü özgürlük, adalet ve eşitlik daha iyiye erişim için anahtardır.

O daha iyiyse bu üçlü lehine çalışıyor demektir.

*Maruz kalanın eşit ölçüde çok çalıştığını varsayıyoruz.

Kaza değil

Hatalar önlenebilirdir. Bu sadece bir tespit değil bir olgudur* da.

Hata ile kaza (İstem dışı zarar) arasında ise çok belirgin bir çizgi vardır.

Ve genellikle ikisi birbirine karıştırılır.

Blog’ta bir imla veya içerikteki sorun kazanın konusu iken, bugün Akabe* limanında yaşanan ve 10 kişinin ölümüne neden olan olay ise bir hatadır.

Ülkemizin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik durum bir kaza değil, bir hatadır.

Hatalar ise kazaların aksine beklenmedik, olağanüstü koşulların değil, seçimlerin sonucudur.

Dikkatsizlik, cimrilik, inat ve kibir…

Geçiştirilmemelidir.

İşini yap

Politik olanla argümanın sorgulandığı faydalı bir tartışma yapamazsın ve üretken olamazsın.

Çünkü politik olan için gerçekler, doğruluk ve etkinlik önemli değildir.

Yarın uyanıp adım atacağın dünya yine aynı, eski politik dünya olacak.

Tartışma. Olgulara odaklan. İşini yap.

Nihayetinde zaman politik olanın aleyhine işliyor.

Gelişimin mayası

Motivasyon gelişim gösterme ile korelasyondadır.

Yüksek motivasyon bazen yanlış anlaşılır çünkü insanların çoğu kısa vade sonuçlara odaklıdır.

Oysa motivasyonu yüksek kişiler aktif varlıklardır.

Gelişim onları daha da motive eder dolayısıyla kalkınma onlar için bir kültüre dönüşür.

Kalkınma bir kültürse mayası motivasyondur.

Evet, mayanın kokusu keskindir ve bazsını rahatsız edebilir. Ancak gelişim için tek katalizördür.

Sabret ve dinle; gelişecektir.

Kurak satış

Bilirsin çok yazdım: Satış skorla, pazarlama sıra dışı olanla ilgilenir.

İki kavram da aynı toprağın mahsülü iki farklı nebat gibidir. Aynıyken bir o kadar farklıdır.

Haliyle karıştırılır ve bu gayet normaldir.

Üst segment bir mağaza giriyorum…

Satış elemanı: Size nasıl yardımcı olabilirim?

Ben: Kolay gelsin (Yüzüne bakmadan yürüdü).

Bana yardımcı olabileceğine inanmam için alternatif:

Satış elemanı: Hoş geldiniz, ceketiniz ne kadar güzelmiş, nereden aldınız?

Ben: (Gülümsedi, artık muhabbete hazır) Hoş bulduk (…)

Dükkanın dikkatimizi çekmiş olabilir, bu sana güveneceğimiz anlamına gelmez.

Skora takılmadan konuş bizimle, anla ve öğren. Sonra öğret ve sat.

Satışın kurağından pazarlamanın vahası bir kaç adım…

Sinyal

Bugün bir kişi bana “Meslektaşım…” diye seslendi.

Beni avukat zannetti. Bozmadım.

Bir devlet binasının girişinde ise danışma zannedildim.

Bazımız gün boyu yaşadığımız etkileşimlerin sadece eylemlerimizin ürünü olduğunu düşünür. Hatalıdır.

Bakışınız, kıyafetiniz ve durduğunuz yer bile kasıtsız sinyal verir.

Çoğumuz ise bilinçsiz ama güçlü birer alıcıdır.

İyi pazarlama bilinçli alıcısına anlaşılır sinyaller verir.

Bilinçsiz alıcısını ise eğitir.

Son 60 gün

Bugün yılın 172. günü.

172 gündür üstüne düşündüğün o problem hala çözülmedi.

Düşünmeye devam edersen geri kalan 193’ün de faydası olmayacağı kesin.

65 gün uyu. 68 gün dinlen. 60 gün çalış.

Eğer problemin Görelilik Teorisi değilse, hayli hayli, yetecektir.

Çöp modeller

Oto yıkamacı ile bir vakittir süren abuk diyaloglarımıza bugün farklı bir yön vermeyi denedim:

Yıkamacı: Abi hoş geldin…

Ben: Hoş bulduk…

Yıkamacı: Ne kadar vaktin var abi?

Ben: 1 ay abi.

Yıkamacı: (?)

Bu hizmet diğer benzerleri* gibi yine regülasyonun konusudur. Ve bürokrasimiz -malesef- çeteler tarafından yönetildiği için düzeltilemiyor.

Eğer başına buyruksan ve ben bu işi çözerim diyorsan formül şu:

Ys + (Bs*T) = K

K her zaman T’den büyük veya denk olmalıdır. Eğer küçülüyorsa iş modelin çalışamaz.

Bu hizmetleri sunarken sana verebileceğimiz en büyük katkı “Az şekerli olsun, lütfen”ölçeğindedir.

Bizim ne kadar zamanımız olduğu ise senin iş modelinin meselesi değildir, olmamalıdır.

Olursa batarsın.